Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun...

İSLAMİ BİLGİ PAYLAŞIM SİTESİ
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Rabıtacılarda Allah Korkusu Var mı?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
e-mir
Admin
Admin
avatar
Yaş :
Kayıt tarihi : 02/02/09
Mesaj Sayısı : 1596
Nerden :
http://www.rahmet.yetkin-forum.com
MesajKonu: Rabıtacılarda Allah Korkusu Var mı? C.tesi 09 Ocak 2010, 14:16

[Aşağıya bir forumda rabıtayı savunmak için çarpıtılan hadisleri alacağım. Hadislerin nasıl çarpıtıldığını okuyunca başlıktaki soruyu sormamak mümkün değil.[...] köşeli parantez içi ifaddeler bana aittir. Alt çizgi ve kalın harf ile vurgulamaları da ben yaptım. e-mir.]

3. (2662)- İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Bir gece Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte namaz kıldım. Öylesine namazı uzattı ki, içimden çirkin bir şey yapmak geçti.
"Ne yapmak istemiştin?" diye sordular. Dedi ki:
"Oturup O (aleyhissalâtu vesselâm)'nu terketmeyi düşündüm."

Şimdi bu hadisi şerifte İbni Mesud efendimiz ne yapmış, bir gece Allahın Resulüyle ibadet etmiş. İbadetlerin uzun olmasından o kadar sıkılmış ki “ÇİRKİN” bir iş yapmayı oturup düşünmüş. Nedir o çirkin iş? Oturup, onu bırakıp gitmeyi düşünmek, şu duruma bakınız, Resulullahı düşünüyor, ne için? Bırakıp gitmek için.
Resulullahı bırakıp gitmek için, oturup onu düşünmek “çirkin bir iş” olursa, Resulullaha kavuşmayı düşünmek, onu sevdiği için onu oturup düşünmek “güzel bir iş” olmaz mı?

[Bir kere bu hadiste İbn Mes'ud (ra) Rasulullah (sav)'i değil namazı terk etmeyi düşünmektedir. Bu düşünme isini yaparken de rabıta oturuşu ile oturup düşünmüş sonra da vaz geçip namaz kılmaya devam etmiş değildir. Yani rabıtacıların hadisi çarpıttığı gibi oturarak düşünmemiş oturmayı düşünmüş. En aşağıda alıntılayacağım hadisten sonraki açıklamada bu hadise gönderme yaparak rabıta da oturmanın gerekli olduğu hükmü çıkarılmış. e-mir.]

[Aşağıdaki hadisten de Rasulullah (sav)'in günün belli saatlerinde özel rabıta oturuşu ile oturarak Hatice (ra) validemizi rabıta ettiği sonucunu çıkarmışlar. e-mir.]

9. (5088)- Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Ateşi hatırlayıp ağladım. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Niye ağlıyorsun?" diye sordu.
"Cehennemi hatırladım da onun için ağladım! Siz, kıyamet günü, ailenizi hatırlayacak mısınız?" dedim.
"Üç yerde kimse kimseyi hatırlamaz: Mizan yanında; tartısı ağır mı geldi hafif mi öğreninceye kadar, sahifelerin uçuştuğu zaman; kendi defterini nereye düşecek, öğreninceye kadar: Sağına mı soluna mı; yoksa arkasına mı? Sıratın yanında; cehennemin iki yakası ortasına kurulunca; bunu geçinceye kadar." [Ebu Davud, Sünen 28, (4755).]

Şimdi bu hadisi şerifi okuyan ehli insaf kardeşlerime diyorum ki, burada 2 rabıta çeşidi vardır.
1- Ölüm rabıtası
2- Sevilen birisine rabıta.
Hz Âişe annemiz cehennemi hatırlayarak ölüm rabıtası yapmış olmuyor mu? Sonra efendimize sorduğu sorudan da gayet net anlaşılıyor ki, ifade ettiği 3 yer haricinde Hz peygamber ehlini hatırlamaktadır. Hz Peygamberin can yoldaşı annemiz Hz Hatice yi oturup düşünmediğini söyleyebilecek biri var mıdır? Bu hadisi şeriften de anlaşılıyor ki, kişinin sevdiği birini düşünmesi fıtri bir hadisedir.


1. (4491)- Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Ömer, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın vefatından sonra, Hz. Ebû Bekr (radıyallahu anh)'a:
"Gel beraber Ümmü Eymen (radıyallahu anhâ)'ya gidip ziyaret edelim, tıpkı Aleyhissalâtu vesselâm'ın onu ziyaret ettiği gibi" dedi ve gittiler. Ümmü Eymen onları görünce ağladı.
"Niye ağlıyorsun? Resûlullah'ın Allah nezdinde bulacağı (mükâfaatlar)ın daha hayırlı olduğunu bilmiyor musun?" dediler. Ümmü Eymen:
"Evet bilmez olur muyum? Allah indinde olan, Resûlullah için elbette daha hayırlıdır. Velâkin beni ağlatan, semadan gelen vahyin kesilmiş olmasıdır" dedi. Bu sözleri onları da hüzünlendirdi. Ümmü Eymen'le birlikte onlar da ağladılar." [Müslim, Fezâilu's-Sahâbe 103, (2453)

Bu hadisi şeriflere baktığımızda sahabenin hz peygamberi düşünmediğini nasıl söyleyebiliriz? İllaki oturmalı olsun diyorsak ki, buna da el insaf demek lazım, ilk hadisi şerif oturmalı, o da ona delildir.

[Halbuki rabıtacılar bu son hadisi şerifi iyi düşünselerdi bırakın müridin şeyhini rabıta ederek onunla yakaza aleminde istişare edebilmesini, Rasulullah'ın en yakın ashabının bile, ölümünden sonra onunla rabıta yapamadığını, onun ruhaniyeti ile istişare edemediğini anlarlardı. e-mir.
Bu son açıklamam hakkında bakınız: ]http://rahmet.yetkin-forum.com/akaid-f5/rasulullah-n-ruhaniyeti-le-stiare-tezvirat-hakknda-t70.htm?highlight=ruhaniyeti


En son e-mir tarafından Çarş. 10 Şub. 2010, 19:29 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
e-mir
Admin
Admin
avatar
Yaş :
Kayıt tarihi : 02/02/09
Mesaj Sayısı : 1596
Nerden :
http://www.rahmet.yetkin-forum.com
MesajKonu: Geri: Rabıtacılarda Allah Korkusu Var mı? C.tesi 09 Ocak 2010, 14:26

Aynı yazıda hem;

...
Soru: Rabıta bir ibadettir, ibadet olduğu içinde Kur’an ve Sünnetten açık uygulaması bulunması gerekmez mi?

Cevap: Rabıta asla bir ibadet değildir ki, Kitap ve Sünnetten bağlayıcı bir uygulaması olsun. Rabıtayı savunan hiç kimse şu ana kadar böyle bir söz söylememiş ve rabıtanın bir ibadet olduğunu iddia etmemiştir. Aksine Rabıta sufiyenin nazarında içtihadi bir konudur.
...

denilerek rabıtanın bir ibadet olmadığı söylenmiş hem de;

....
3-Rabıtatül Mürşid: Ellerinde bir delil bulunmadığı halde, ehlullah’ın kemal ve feyzinden nasibsiz bazı alimlerin, çoğu taklidçi ve bilgisiz bazı kimselerin karşı çıktığı rabıta türü budur.Buda müridin kalbini, Allah’ın peygamberlerinden birine, veya O’nun veli kullarından bir veliye, veya hepsine birden, yada silsilesi Hz. Peygamber S.A.V. ulaşan kamil bir mürşide veya şeyhine, yada hakkında güzel duygular beslediği ve üstünlüğünü takdir ettiği birine bütün sevgi ve samimiyetiyle bağlanmasından ibarettir. Kullara emredilen ve onlardan istenen rabıta budur. ...

denilerek rabıtanın kullara bir emr olduğu vurgulanmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Rabıtacılarda Allah Korkusu Var mı?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun... :: DİNİ KONULAR :: Tasavvuf -