Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun...

İSLAMİ BİLGİ PAYLAŞIM SİTESİ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Rahmet Forum Son Konular
Konu Yazan GöndermeTarihi
star
starPaz 28 Ekim 2012, 12:04
star
starÇarş. 14 Eyl. 2011, 21:58
star
starSalı 13 Eyl. 2011, 18:41
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:48
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:15
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:02
star
starPtsi 05 Eyl. 2011, 22:51
star
starPaz 04 Eyl. 2011, 13:51
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 16:06
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 15:45

Fetih Hadisi Sahih mi?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
e-mir
Admin
Admin
avatar
Yaş :
Kayıt tarihi : 02/02/09
Mesaj Sayısı : 1596
Nerden :
http://www.rahmet.yetkin-forum.com
MesajKonu: Fetih Hadisi Sahih mi? Çarş. 03 Şub. 2010, 00:13

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي شَيْبَةَ وَسَمِعْتُهُ أَنَا مِنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي شَيْبَةَ قَالَ ثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ قَالَ حَدَّثَنِي الْوَلِيدُ بْنُ الْمُغِيرَةِ الْمَعَافِرِيُّ قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بِشْرٍ الْخَثْعَمِيُّ عَنْ أَبِيهِ أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ
قَالَ فَدَعَانِي مَسْلَمَةُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ فَسَأَلَنِي فَحَدَّثْتُهُ فَغَزَا الْقُسْطَنْطِينِيَّةَ


Muhammed b Ebî Seybe, Zeyd b el-Hubâb’dan, o, Velid b Mugire el-Meâfirî’den işitmiş, Velid b Mugîre Abdullah b Bisr el-Has’amî’den o da babasından isittigine göre Nebi (as) söyle buyurmustur:


“Kostantiniye (İstanbul) muhakkak fethedilecektir Onu fetheden emir ne güzel emir; onu fetheden ordu ne güzel ordudur”

İmam Ahmed Müsned’inde (4/335), Bişr bin Sahim el-Has’ami’den Radıyallahu Anhu rivayet etmiştir.


İstanbul’un fethini herhangi bir tereddüte yer bırakmayacak kesinlikte bir ifade ve üslûp ile haber veren bu hadîs, Kütüb-i Sitte (Buharî, Müslim, Tirmizî, Ebu Davud, İbn Mâce, Nesâî) döneminde, hattâ öncesinde tasnîf edilmiş kaynaklarda yer almaktadır Bilindiği gibi, hadîs kitapları ne hicrî üçüncü asır mahsulü olan Kütüb-i Sitte ile başlar, ne de onlarla sona erer Bu çalışmalar onlardan en az bir asır önce başlamış ve iki asır sonraya kadar da devam etmiştir Kütüb-i Sitte diye bildiğimiz altı önemli hadîs kitabında bulunmaması sebebiyle fetih hadîsinin olmadığı sanılmamalıdır Zira usûl açısından, bir hadîsin sıhhati hangi kitapta bulunduğuna bakılarak değil, onu nakleden kişilerin hallerine bakılarak tayin ve tespit edilir

Sahâbe neslinden sadece Bişr el-Ganevî’nin rivâyet ettiği hadîsin özellikle tasnîf dönemi kaynaklarındaki senedi hemen hemen aynıdır Senetteki râvilerin ayrı ayrı tetkikinden çıkan sonuç, senedin muttasıl, ricâlin de güvenilir olduğudur Bilinen bir gerçektir ki, bir hadîsin Kütüb-i Sitte’de bulunmaması, onun mutlaka sahîh (senedinin başından sonuna kadar sika ravilerin birbirinden rivayet etmesi) olmadığı anlamına gelmez Kütüb-i Sitte dışındaki kaynaklarda birçok sahîh hadîs bulunmaktadır Fetih hadîsi de bunlardan bir tanesidir Öte yandan hadîs diye uydurulmuş sözler, yani uydurma hadîslerle ilgili kitap yazmış alimlerden hiçbiri hadîsimiz hakkında “uydurmadır” dememiştir*

Fetih Hadîsinin Kaynakları:

Hadîsin geçtiği kaynaklar kronolojik olarak şöyledir:

Buhârî (öl 870), et-Târih’ul Kebîr
Ahmed b Hanbel (öl 855), Müsned
Taberânî (öl 971), el-Mûcem’ül-Kebîr
İbn Kani (öl 962), Mûcem’üs-Sahâbe
Hâkim en-Nisâbûrî (öl 1014), el-Müstedrek Alâ’s-Sahihayn
Bezzâr (öl 905), Müsned

Ayrıca İbn Abdilberr (öl 1071), el-İstiâb’da, İbn’ül-Esîr (öl 1233), Üsd’ül-Gâbe’de, İbn Hacer (öl 1448), el-İsâbe’de, Zehebî (öl 1347), Telhîs’ül-Müstedrek’te, Suyûtî (öl 1505), el-Câmi’us-Sağîr’de hadîsi nakletmişler, Hâkim, İbn Abdilberr, Zehebî ve Suyûtî “isnâdı sahîhtir” demişlerdir**

Hadîsin Senedi:

Bişr el-Ganevî ondan oğlu Abdullah b Bişr el-Ganevî ondan öğrencisi el-Velid b el-Muğîre el-Muâfirî ondan Zeyd b el-Hubâb ondan Muhammed b el-Alâ rivâyet etmişlerdir***

SONUÇ

Görüldüğü gibi metnin, Peygamber ile mevcud yazılı kaynağı arasında 5 râvisi vardır Senedi teşkil eden bu beş râviden her biri zaman içerisinde zincirleme birbirleriyle görüşmüş ve biri diğerine hadîs öğretmiştir Bu durum senedin muttasıl (kesiksiz) oluşunu ortaya koyar Ayrıca her râvi bir hadîs râvisinden aranan şartları haiz, güvenilir ve rivâyetlerine itimat edilir kimselerdir Bu da senetteki râvilerin bütünü ile mevsûkiyetini ifade eder Bu iki özelliği haiz bir senedle rivâyet edilen metin, hadîs ilmi yönünden sahîh kabul edilir Sahîh hadîs ise, Peygamber’e ait oluşu kesinlik kazanmış söz demektir.

www.mumsema.com adresinden alınmıştır.


En son e-mir tarafından Paz 14 Şub. 2010, 21:10 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
e-mir
Admin
Admin
avatar
Yaş :
Kayıt tarihi : 02/02/09
Mesaj Sayısı : 1596
Nerden :
http://www.rahmet.yetkin-forum.com
MesajKonu: Geri: Fetih Hadisi Sahih mi? Paz 14 Şub. 2010, 21:08

" لتفتحن القسطنطينية ، و لنعم الأمير أميرها ، و لنعم الجيش ذلك الجيش " .

“Kustantiniyye elbet fethedilecektir. O fethin komutanı ne güzel komutan ve askeri de ne güzel ordudur.”

Elbani [1] şöylece tahric eder: Ahmed ve Zevaidi’nde oğlu Abdullah: Müsned [2] İbn Ebi Hayseme [3] Buhari [4] Taberani [5] İbn Kani Mu’cem [6] Hakim [7] Hatib [8] İbn Asakir [9] Zeyd b. Habbab – el-Velid b. Mugira – Abdullah b. Bişr el-Ganevî – babası isnadıyla merfuan rivayet ettiler. Hakim: isnadı sahih dedi, Zehebi de muvafakat etti. Hatib dedi ki: “Zeyd b. Habbab bu rivayette tek kaldı.”

Elbani dedi ki: “Zeyd b. Habbab güvenilir bir ravi olmakla birlikte Sevrî’den rivayetinde zayıflık vardır. Buradaki rivayeti ise böyle değildir. Et-Takrib’de onun hakkında şöyle denilir: “Saduktur. Sevri’den rivayetinde hata eder.” Abdullah b. Bişr el-Ganevî’nin hal tercemesinden bahseden bulamadım. Sadece onun ismi “Abdullah b. Bişr el-Has’amî şeklinde zikredilmektedir. İbn Hibban es-Sikat’ta [10] onu etbaut-tabiinden olarak zikretmiş ve şöyle demiştir: “Kufe’lidir. Ebu Zür’a b. Amr b. Cerirden rivayette bulunmuştur. Kendisinden de Şube ve es-Sevri rivayet etmiştir.” Tirmizi ve Nesai onun hadislerini tahric ettiler. Bu Abdullah, el-Ganevî’den daha sonra yaşamış olan başka bir Abdullah’tır. Şaşırtıcıdır ki İmam Ahmed bu hadisi, Bişr el-Ganevî’den geldiğine işaret ederek “Beşir b. Suhaym Müsnedi“ bölümünde rivayet etmiştir. Fakat bu hususta ona muvafakat edeni bulamadım. En iyi bilen Allahtır. Yine aynı şekilde, “Abdullah b. Bişr el-Has’amî” rivayeti, sonrakilerin rivayetinde “el-Ganevi” şekline dönmüştür. Sonra Hafız İbn Hacer’in Ta’cilu’l-Menfea adlı eserine müracaat ettiğimde onun hal tercemesini “Abdullah b. Bişr el-Ganevi” şeklinde, nisbesi ve ismi hakkındaki ihtilaftan uzunca bahsedilmiş olarak gördüm. Orada Muhaddislerin bu husustaki sözlerini de nakletmiştir. Sonra onun Tirmizi ve Nesai’nin kendisinden rivayette bulunduğu ve güvenilir bir ravi olan el-Has’amî’den başkası olduğu ağır bastı. El-Ganevî’yi sadece İbn Hibban tevsik etmiştir. Allah en iyi bilendir.” Hulasa: İbn Hibban’ın el-Ganevî hakkındaki tevsikine güven olmadığından hadis bana göre sahih değildir. El-Askalanî’nin meylettiği görüş de bu ravinin el-Has’amî olmadığı şeklindedir. Allah en iyi bilendir.” Elbani’nin sözü burada bitti.

Derim ki: Allah Hafız Elbani’ye rahmet etsin, onun sözlerini Zehebi’nin Tarihu’l-İslam [11]'da bu hadisi naklettikten sonra: “İbnul Medini: “Meçhul ravisi vardır” dedi.” Şeklindeki nakli de desteklemektedir. Ayrıca Hakim’in Müstedrek’te [12], Buhari’nin Tarihu Sagir [13] ve Tarihul Kebir [14] 'de, İbn Asakir Tarihu Dımeşk [15], İbnul Esir Usdul Gabe [16] 'de, Ebu Nuaym’ın Marifetus’Sahabe’de Ebu Kureyb tarikinde [17] Zehebi’nin Tarihul İslam [18] ’da hadis rivayet edilirken nisbet: “el-Ganevî” şeklinde zikredilmiştir. Suyuti, Husnul Muhadara [19] ’de Bişr b. Rebia el-Has’amî’nin hal tercemesini veriken “Ona el-Ganevi de denildi. İbnus-Seken onu Şam halkından saymıştır” der ve hadisi naklederken ravisini: “Ubeydullah b. Beşir b. Rebia el-Ganevi” şeklinde nakleder. Hafız İbn Kesir de, Camiul Mesanid’de [20]: “Bu hadisi Bezzar ve Taberani: Zeyd b. Habbab tarikiyle, her ikisi de el-Ganevi şeklinde naklettiler” der. Neticede Elbani’nin hadisin isnadına zayıf hükmü vermekte isabet etmiş olduğu görülüyor. Zira el-Has’amî Kufeli ve güvenilirdir. El-Ganevi ise Şam’lı ve meçhuldür. Ayrıca isnadda ıddırap vardır.

[Ebu Muaz nickli üye dedi ki:]Şayet hadis sahih olsaydı burada müjdelenen komutan ve ordusunun Mehdi ve ordusu olacağını tahmin ederdik. Zira İstanbul'un Mehdi tarafından tesbih ve tekbirlerle, silahsız olarak fethedileceği, bunun akabinde de Deccal fitnesinin zuhur edeceği sahih hadislerle bildirilmiştir.

Allah Azze ve Celle en iyi bilendir.

Ebu Muaz Seyfullah Erdoğmuş.

www.kurannesli.net/forum adresinden alınmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
e-mir
Admin
Admin
avatar
Yaş :
Kayıt tarihi : 02/02/09
Mesaj Sayısı : 1596
Nerden :
http://www.rahmet.yetkin-forum.com
MesajKonu: Geri: Fetih Hadisi Sahih mi? Ptsi 30 Ağus. 2010, 23:03

Konu hakkında aşağıdaki linkte oldukça ayrıntılı bilgi mevcuttur. Makale uzun olup 30.sayfa ile 45. sayfalar arası konu ile doğrudan alakalı olup, burada hadise getirilen sadece 2. maddedeki eleştiri dişe dokunur bir eleştiridir. O da İslam dünyasını 7-8 asır boyunca meşgul etmiş bir konu olan İstanbul'un fethi gibi önemli bir konunun nasıl olup da kim olduğu, Resulullahla görüşüp görüşmediği dahi bilinmeyen Bişr el-Ganevi ve ondan da sadece oğlu tarafından rivayet edilmiş olabileceği yönündeki bir sorudur.

4shared.com/file/255132481/7ee9dae9/_2__fetihhadisi.html

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Fetih Hadisi Sahih mi?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun... :: DİNİ KONULAR :: Hadis -