Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun...

İSLAMİ BİLGİ PAYLAŞIM SİTESİ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Rahmet Forum Son Konular
Konu Yazan GöndermeTarihi
star
starPaz 28 Ekim 2012, 12:04
star
starÇarş. 14 Eyl. 2011, 21:58
star
starSalı 13 Eyl. 2011, 18:41
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:48
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:15
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:02
star
starPtsi 05 Eyl. 2011, 22:51
star
starPaz 04 Eyl. 2011, 13:51
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 16:06
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 15:45
Similar topics

"Ya Muhammed!" Demenin Hükmü

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
e-mir
Admin
Admin
avatar
Yaş :
Kayıt tarihi : 02/02/09
Mesaj Sayısı : 1596
Nerden :
http://www.rahmet.yetkin-forum.com
MesajKonu: "Ya Muhammed!" Demenin Hükmü Cuma 18 Şub. 2011, 23:58

Soru:
Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'e: Yâ Muhammed! Dememiz câiz midir?
Cevap:
Hamd, yalnızca Allah'adır.
Birincisi:
Hayatta iken Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e: Yâ Muhammed! Diye hitap
etmek câiz degildir.
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda söyle buyurmustur:

"(Ey mü'minler!) Rasûlü çagırmayı, kendi aranızda birbirinizi çagırmanız gibi saymayın
(birbirinize hitap ederken yaptıgınız gibi O'nu çagırırken: Ey Muhammed demeyin. Fakat
O'nu sereflendirin ve O'na: Ey Allah'ın peygamberi! Ey Allah'ın elçisi deyin!).
Allah,
içinizden bir digerini siper ederek sıvısıp gidenleri (Peygamber -sallallahu aleyhi ve
sellem-'in meclisinden O'nun izni olmadan gizlice dısarı çıkanları) mutlaka bilir. O'nun
(Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in) emrine aykırı hareket edenler, baslarına bir
belâ gelmesinden veya (âhirette) elîm bir azaba ugramaktan sakınsınlar." Nur Sûresi: 63

Dahhâk -Allah ona rahmet etsin-, İbn-i Abbas'tan -Allah ondan râzı olsun- rivâyet
ederek söyle demistir:
"Sahâbe Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e: Ey Muhammed! Ey Kâsım'ın
babası! (Yâ Ebâ'l-Kâsım!) derlerdi. Bundan dolayı Allah Teâlâ, Peygamberi -sallallahu
aleyhi ve sellem-'e saygı göstermeleri için onları bu sözden yasakladı."
İbn-i Abbas -Allah ondan râzı olsun- devamla söyle demistir:
"Bunun üzerine sahâbe: Ey Allah'ın elçisi! Ey Allah'ın peygamberi! dediler."

Tâbiînden Mücâhid ve Saîd b. Cubeyr de böyle demislerdir.

Müfessir Katâde -Allah ona rahmet etsin- söyle demistir:
"Allah Teâlâ, Peygamberi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e hürmet duyulmasını, saygı
gösterilmesini, O'nun onurlandırılmasını ve yüceltilmesini emretmistir."
Müfessir Mukâtil b. Hayyân -Allah ona rahmet etsin- (Nur Sûresi: 63. âyetin
tefsirinde) söyle demistir:
"Yani seslendiginiz zaman O'na ismiyle: Ey Muhammed! diye çagırmayın. Aynı
sekilde, Ey Abdullah'ın oglu Muhammed! demeyin. Fakat O'nu (peygamberlik vasfıyla)
sereflendirin ve söyle deyin: Ey Allah'ın peygamberi! Ey Allah'ın elçisi!"
İmam Mâlik -Allah ona rahmet etsin-, Zeyd b. Eslem'den -Allah ondan râzı olsun-rivâyet
ederek söyle demistir:
"Allah Teâlâ, sahâbeye, O'nu (peygamberlik vasfıyla) sereflendirmelerini
emretmistir."
Bu sebeple Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- sadece ismiyle çagırılmaz.
Aksine: Ey Allah'ın elçisi! Ey Allah'ın peygamberi! Denilmesi gerekir.

İkincisi:
Vefâtından sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e çagırmak (yalvarmak),
câiz degildir. Çünkü duâ (yalvarmak), bir ibâdettir. İbâdet de ancak Allah Teâlâ içindir.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda söyle buyurmustur:

"Muhakkak ki mescidler, yalnızca Allah('a ibâdet etmek) içindir. Öyleyse (oralarda)
Allah ile beraber baskasına ibâdet etmeyin."Cin Sûresi:18
Yine, Allah Teâlâ söyle buyurmustur:

"Onlar (putlar, kendisine yalvaranın) yalvarmasından habersiz oldukları halde,
Allah’ı bırakıp da kıyâmet gününe kadar duâsına cevap veremeyecek olan seylere
(putlara) yalvarandan daha sapık (ve câhil) kimse olabilir?"Ahkâf Sûresi: 5

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de İbn-i Abbas'a -Allah ondan râzı olsunsöyle
buyurmustu:
"Evladım! Sana, önemli birkaç söz ögreteyim.
Allah’ın hukukuna (emir ve yasaklarına
riâyet etmek sûretiyle) önem ver ki, Allah da (seni dünyada musibet ve âfetlerden;
âhirette de her türlü azaptan ve kötü sondan) korusun.
- Sen rahat zamanlarında Allah’ın hakkını gözet, rızâsını ara ki, sıkıntıya düstügün ve
yardımına muhtaç oldugunda O’nu, yöneldigin tarafta; hemen önünde ve yanında
bulasın. Allah da seni dünya ve âhiret dertlerinden kurtarsın.
- (Evladım) İhtiyacın olan bir seyi istediginde, sadece Allah’tan iste. Çünkü senin
istedigini vermeye sadece O muktedirdir.

- İbadetlerini yerine getirmede basarılı olmak; dünya ve âhirete yönelik
ihtiyaçlarının tam olarak karsılanması için yardım isteyeceksen, sadece Allah’tan iste. Zira
sana, ancak O yardım edebilir.
- Bil ki bütün insanlar sana yardım etmek için bir araya gelseler, Allah’ın kaderinde
senin için yazdıgından fazlasını sana kazandıramazlar; sadece sana takdir edilen kadar
sana yardım edebilirler. Yine, bütün insanlar sana zarar vermek için bir araya gelseler,
ancak Allah’ın takdirinde varsa onun kadar sana zarar verebilirler. Allah’ın takdirinde
yoksa, O istemedikçe sana asla zarar veremezler.
- Allah’ın ezelî ilminde, kader kitabında, senin hakkında takdir edilenler kesinlesmis
ve Levh-i Mahfuz'da kaydedilmistir. Artık kalem kaldırılmıs, yazılar kurumus ve sayfalar
toplanmıstır. Kaderde ve Allah’ın ilminde degisiklik olması söz konusu degildir."Tirmizî; hadis no: 2516. Elbânî de "Sahih-i Sünen-i Tirmizî"de; "hadis sahihtir", demistir.

Duâ; fayda saglamayı veya zararı gidermeyi talep etmektir.Duâ, sadece nidâ
edâtından (yâ/ey) ibâret degildir.Fakat insanlar tarafından bilinen bu edâtın kullanılması
duâ amacıyladır. Özellikle de belâ ve musibetlere maruz kalındıgında veya keder ve
sıkıntılar meydana geldiginde insanlar söyle derler: Yâ Allah! Yani Ey Allahım! Bizi kurtar.
Bize yardım et! Bizi muzaffer kıl!
Bu, Allah Teâlâ'dan baskasına yalvarıp yakarmayan muvahhidlerin davranısıdır.
Kabirlerde ve türbelerde yatanlara yalvarıp yakaranlara gelince, onlar, evliyalarına ve
büyüklerine sıgınarak söyle derler: Yâ Bedevî! Yâ Rifâî! Yâ Geylânî!
Onların maksatları sudur: Ey Bedevî! Bize yardım et! Bizi muzaffer kıl! Bizi kurtar!
Onlardan kimileri de söyle derler: Yâ Rasûlallah! Yâ Muhammed! Bu itibarla onlar
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yalvarmıs, O'ndan yardım istemis ve O'na
sıgınmıs olmaktadırlar.


Bilindigi gibi bu davranıs; Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ve diger
rasûllerin getirmis oldukları dîne ve indirilmis olan kitaplara karsı yapılan en büyük aykırı
harekettir. Oysa rasûller, Allah Teâlâ'nın birligine dâvet etmek, O'nu ibâdette birlemek ve
O'nun dısındakileri ibâdeti terk etmek için gönderilmis ve bu gâye için kitaplar indirilmistir.
Allah Teâlâ'nın kulları için seçip râzı oldugu 8slâm dîninde, Allah Teâlâ'dan baskasına
yalvarıp yakarmak, ne Allah tarafından gönderilen bir peygambere, ne de Allah'a yakın
bir melege, hiç kimseye mesrû degildir.Aksine yalvarmak,yalnızca Allah Teâlâ'ya olmalıdır.
Bunun içindir ki Allah Teâlâ söyle buyurmustur:

"Yoksa, kendisine yakardıgı zaman bunalmısa karsılık veren ve basındaki sıkıntıyı
gideren; sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? (Allah'a ortak kostugunuz putlara mı ibâdet
etmek daha hayırlı, yoksa kendisine yalvardıgı zaman sıkıntıya düsenin dâvetine icâbet
eden Allah mı daha hayırlıdır?) Allah'ın yanında (size bu nimetleri bahseden) baska bir
ilah mı var? Ne kadar az düsünüyor (ve az ibret alıyor)sunuz." Neml Sûresi: 62

Böylelikle anlasılıyor ki bir kimse, "Yâ Muhammed!" veya "Yâ Rasûlallah!" derse ve
bu sözüyle yalvarmak ve talep kasdetmiyorsa, bunda bir sakınca yoktur.

Örnegin; Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in resmini canlandırmak ve O'nu
hatırlamak istemesi gibi...
Aynı sekilde bir hadisini okuduktan sonra:
-Allah Teâlâ sana salât eylesin ey Allah'ın elçisi veya ne kadar büyük ve güzel
sözlerin var Ey Allah'ın elçisi! Demesi gibi...

Fakat "Yâ Muhammed!" sözünde, daha önce de zikredildigi gibi, edebe bir aykırılık
vardır (Yani "Yâ Muhammed!" sözü, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e karsı bir
edepsizliktir.)


Degerli âlim Abdulaziz b. Baz'a -Allah ona rahmet etsin-:
"Bir kimse, dünyanın herhangi bir yerinde: Yâ Muhammed! Yâ Rasûlallah! Diye
seslenirse, bu söz sirk sayılır mı?"
Diye sorulmus, bunun üzerine o söyle cevap vermistir:
"Allah Teâlâ, kıymetli kitabı Kur'an-ı Kerim'de ve emîn elçisi Muhammed -sallallahu
aleyhi ve sellem-'in dilinde, ibâdetin Allah'ın hakkı oldugunu, onda hiç kimsenin hakkının
olmadıgını ve duânın bir ibâdet oldugunu açıklamıstır. İnsanlardan birisi dünyanın
herhangi bir yerinde: Ey Allah'ın elçisi (Yâ Rasûlallah) veya: Ey Allah'ın peygamberi (Yâ
Nebiyallah) veyahut: Yâ Muhammed! Bana yardım et veya imdadıma yetis ya da
ümmetine yardım et veya müslümanların hastalarına sifâ ver veya müslümanların dalâlette
olanlarına hidâyet ver gibi sözlerle seslenirse, hiç süphe yok ki O'nu, Allah Teâlâ'ya
ibâdette ortak etmis olur. Yine, peygamberler, melekler, evliyâ, cinler, putlar veya
yaratılmıslardan birisiyle bu sekilde yaparsa, onu, Allah Teâlâ'ya ortak kosmus olur.

Bunun içindir ki Allah Teâlâ söyle buyurmustur:
"Ben, cinleri ve insanları ancak bana ibâdet etsinler diye yarattım. Ben, onlardan ne
bana bir rızık vermelerini, ne de beni doyurmalarını istiyorum. Süphesiz ki (kullarına) rızık
veren, güç ve kuvvet sahibi ancak Allah’tır."Zâriyât Sûresi: 56-58

Yine, Allah Teâlâ söyle buyurmustur:
"Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan, Rabbinize ibâdet edin.Umulur ki
muttakîlerden olursunuz.Yeryüzünü (kolay hayat sürmeniz için) dösek, gökyüzünü de
saglam bir bina seklinde yaratan, bulutlardan yagmur yagdırıp (yerden renk renk) meyve
ve (çesit çesit) bitkileri size rızık olarak veren O’dur. O halde, (Allah’ın yaratan, rızık veren
ve yegâne ibâdet edilmeye lâyık oldugunu) bildiginiz halde O’na hiç kimseyi denk
tutmayın."Bakara Sûresi: 21-22 Mecmû'u Fetâvâ 8bn-i Baz; c: 2, s: 453

Degerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn'e -Allah ona rahmet etsin-:
"Bazı insanlar siddet (belâ ve musibet) anında: Yâ Muhammed! veya Yâ Ali! veya
Yâ Geylânî! Demektedirler. Bunun hükmü nedir? diye sorulmus, bunun üzerine o söyle
cevap vermistir:
"Eger bununla onlara yalvarmayı ve onlardan yardım dilemeyi kasdetiyorsa, bu
davranıs, insanı dînden çıkaran büyük sirktir.Böyle yapan kimsenin derhal Allah -azze ve
celle-'ye tevbe etmesi ve yalnızca Allah Teâlâ'ya yalvarması gerekir.
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda söyle buyurmustur:
"Yoksa, kendisine yakardıgı zaman bunalmısa karsılık veren ve basındaki sıkıntıyı
gideren; sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? (Allah'a ortak kostugunuz putlara mı ibâdet
etmek daha hayırlı, yoksa kendisine yalvardıgı zaman sıkıntıya düsenin dâvetine icâbet
eden Allah mı daha hayırlıdır?) Allah'ın yanında (size bu nimetleri bahseden) baska bir
ilah mı var? Ne kadar az düsünüyor (ve az ibret alıyor)sunuz." Neml Sûresi: 62
Böyle yapan kimse, müsrik olmasının yanında kendini bilmez akılsızın tâ kendisidir.
Nitekim Allah Teâlâ bu kimseler hakkında söyle buyurmustur: "Kendini bilmez câhilden baska kim 8brahim'in dîninden (8slâm'dan) yüz çevirir. And
olsun ki biz, dünyada onu (nebî ve rasûl olarak) seçtik. Muhakkak ki o, âhirette de
salihlerdendir."Bakara Sûresi: 130

Yine, Allah Teâlâ söyle buyurmustur:
"Onlar (putlar, kendisine yalvaranın) yalvarmasından habersiz oldukları halde,
Allah’ı bırakıp da kıyâmet gününe kadar duâsına cevap veremeyecek olan seylere
(putlara) yalvarandan daha sapık (ve câhil) kim olabilir?"Ahkâf Sûresi: 5 Fetâvâ 8bn-i Useymîn; c: 2, s: 133

Allah Teâlâ en iyi bilendir.

www.islamhouse.com adresinden alınmıştır.




Sayfa başına dön Aşağa gitmek

"Ya Muhammed!" Demenin Hükmü

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun... :: DİNİ KONULAR :: Akaid -