Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun...

İSLAMİ BİLGİ PAYLAŞIM SİTESİ
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

MASALLARDAN NE ÖĞRENDİK?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
e-mir
Admin
Admin
avatar
Yaş :
Kayıt tarihi : 02/02/09
Mesaj Sayısı : 1596
Nerden :
http://www.rahmet.yetkin-forum.com
MesajKonu: MASALLARDAN NE ÖĞRENDİK? Paz 13 Şub. 2011, 15:31


Sinderella:
Hatun kısmının gece 12’den sonra sokakta işi yoktur..
Pamuk Prenses:
Her beleşe gelen elma yenmemelidir,kadınlar kadınları kıskanır,aynalar yalan söylemez,
Uyuyan Güzel:
Kızlar uyurken yaşlanmazlar..Çirkin cadılar her partiye,güne davet edilmelidir, asla atlanmamalıdır...
Kırmızı başlıklı kız:
Sokakta her gördüğün zibidiyle konuşulmaz.Etraf evcil olmayan hayvanlarla dolu dikkatli olunmalıdır.Bugün ninesini tanımayan yarın kendini de tanımaz
Çirkin ördek yavrusu:
Güzelim deme bir sivilce yeter,çirkinim deme büyüyünce geçer.
Alice Harikalar Diyarında:
Her tavşanın lafına kanma her gördüğünün peşine takılma
Ali Baba ve kırk haramiler:
Şifreler iyi saklanmalı,onun bunun yanında bağırarak söylenmemeli,bankamatik kuyruğunda yabancılardan yardım alınmamalıdır.
Hansel ve Gretel:
Çikolatadan evler yenmemelidir.Can boğazdan gelir boğazdan da gider.. Her yaşlı kadın nene değildir tümevarım olaraktan da her sakallı deden değildir.
Seyyid KEMERKAYA

AĞUSTOS BÖCEĞİ VE KARINCA

Çin versiyonu
Karınca bütün yaz boyunca çalışır ve kış için evini,yiyeceklerini hazır eder. Ağustos böceği de yan
gelir yatar ve karıncayla alay eder,vur patlasın çal oynasın yazı geçirir. Ve kış gelir..Karınca sıcacık
yuvasında karnı tok bir şekilde kışı geçirirken,Ağustos böceği açlık ve soğuktan iki gün sonra ölür.

Fransa versiyonu
Karınca bütün yaz boyunca çalışır ve kış için evini,yiyeceklerini hazır eder. Ağustos böceği de yan
gelir yatar ve karıncayla alay eder,vur patlasın çal oynasın barlarda yazı geçirir..Ve kış
gelir..Karınca sıcacık yuvasında karnı tok bir şekilde sıcacık kışı geçirmeye hazırlanırken kapı çalar.
Bakar ki elinde bavulu ağustos böceği;
-Naber aptal komşum? Kışı geçirmek için Karaip Adaları'na gidiyorum da, bir isteğin var mı sorayım dedim.Hadi bana eyvAllah.

Türkiye versiyonu

Karınca bütün yaz boyunca çalışır ve kış için evini,yiyeceklerini hazır eder. Ağustos böceği de yan
gelir yatar ve karıncayla alay eder,vur patlasın,çal oynasın yazı geçirir.Ve kış
gelir..Karınca sıcacık yuvasında karnı tok bir şekilde kışı geçirirken, Ağustos böceği bir basın toplantısı
düzenleyerek 'Etrafta onca aç ve üşüyen varken,karıncalar nasıl bir vurdumduymazlıkla sıcacık yuvalarında
yaşayabiliyorlar' diye olayı kamuoyunun vicdanına sunar. XTV, KANAL X, XTAR zavallı aç ve açıktaki
ağustos böceği ile karnı tok sırtı pek karıncanın resimlerini yan yana yayınlayarak tarafları
tartışmaya davet eder.Türkiye olayın şokunu yaşamaktadır. Nerededir bu devlet? YBKD(Yeşil Böcekleri Koruma Derneği) 'nden bir
temsilci, XTV'deki TEKE programına çıkarak otuz yıldır çektikleri sefaletin tek nedeninin sırf yeşil
renkli olmalarından kaynaklandığını anlatır.Dünyanın en tanınmış Nobel adayı yazarımız Xorhan XAMUK ve tanınmış
aydınlarımız olayı Avrupa düzeyinde protesto ederek Türkiye'yi kınarlar. Konu Bakanlar Kurulu'nda tartışmaya açılır ve Başbakan
KANAL X' e verdiği özel demecinde 'Daha önceki hükümetler tarafından bunca yıldır sorunları gözardı edilen değerli ağustos
böceği kardeşlerimizin bundan böyle huzur ve refah içerisinde yaşamaları için gerekenler yapılacaktır.' der. Diğer yandan Rexa Muxtar karıncayı canlı yayına çıkararak, 'Reklamını yapmak için zavallı bir ağustos böceğinin içler acısı durumundan yararlanmaya utanmıyor musun?' diye bir güzel haşlar.
Ertesi akşam TEKE'de ise'Ağustos böceğinden yürüttüğün para ve yiyecekleri nereye
sakladın, öt çabuk' diye Fatix XALTAYLI' dan bir güzel dayak yer. Karınca en sonunda çareyi yurtdışına
kaçmakta bulur.Ve ağustos böceği Onun evine yerleşir,yiyeceklerine konar, eşyalarının üzerine yatar ve refah içerisinde gül gibi yaşar gider. Ve güzel ülkemizde tarafsız ve doğrucu (!) medyamız sayesinde adalet yerini bulur.

Guliver Cüceler Ülkesinde
Cüceler ülkesindeki dev adam gibi esir olur bir dâva adamı da.
Ünlü bir masal vardır hani... Uyuyan devi, parmak kadar insanlar kıl gibi ince halatlarla sımsıkı bağlarlar. Binlerce incecik ip bir araya gelince kopmaz bir halat olur. Hayatın binbir türlü derdi de işte böyle sarar insanı.
Farkında bile olmazsın, uyandıktan sonra anlarsın sımsıkı bağlandığını, kurtulmak istersin, ama nafile.
Bedeli pahalıdır uyanık kalmanın.
Kira, hısım, fatura, akraba, giyim, araba, bebeler, kına, saçlar, yakıt, yazlık, gezi, televizyon... bin bir tane iplikcik!
Kurtul kurtulabilirsen!

Alıntıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

MASALLARDAN NE ÖĞRENDİK?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun... :: EVLADU İYAL :: Hikayeler Ve Kıssalar -