Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun...

İSLAMİ BİLGİ PAYLAŞIM SİTESİ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Rahmet Forum Son Konular
Konu Yazan GöndermeTarihi
star
starPaz 28 Ekim 2012, 12:04
star
starÇarş. 14 Eyl. 2011, 21:58
star
starSalı 13 Eyl. 2011, 18:41
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:48
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:15
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:02
star
starPtsi 05 Eyl. 2011, 22:51
star
starPaz 04 Eyl. 2011, 13:51
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 16:06
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 15:45
Similar topics

Farazi Sorular Sormak

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
e-mir
Admin
Admin
avatar
Yaş :
Kayıt tarihi : 02/02/09
Mesaj Sayısı : 1596
Nerden :
http://www.rahmet.yetkin-forum.com
MesajKonu: Farazi Sorular Sormak Ptsi 31 Ocak 2011, 20:05

Bir adam İbni Ömere Haceri esvedi selamlayıp öpme hakkında sordu, ibni Ömer ona dedi ki: Peygamber (s.a.v)’i gördüm onu selamladı ve öptü adam ona dedi ki: Yapamazsam görüşün, nedir, izidham olursa görüşün nedir, ibni Ömer ona: Görüşün nediri Yemen’de bırak, ben rasululhahı (s.a.v) gördüm selamladı ve onu öptü. Bunu Tirmîzi tahric etti.

Ali (r.a)’den rivayet edildi ki: O ahir zamanda olacak fitneleri zikr etti, Ömer (r.a) dedi ki: Bu ne zaman ey Ali?
Ali dedi ki: Dini maksatlar dışında dinde fakih olunduğu zaman, amelden başka bir amaç için ilim öğrenildiği, ahiret ameliyle dünya aranıldığı zaman, dedi.

Sahabe ve tabiinlerden çoğu vuku bulmadan önceki hadiseler hakkındaki sorulardan hoşlanmıyorlar ve buna cevab vermiyorlardı.

Amr bin Mürre dedi ki: Ömer (r.a) insanların huzuruna çıktı ve dedi ki: Olmamış şeylerden sormayın,
Zaten gerçekleşenler bizi yeterince meşgul ediyor. Darimi, Sünen,1/50

ibni Ömer (r.a)’den şöyle dediği rivayet edildi: Olmamış şeylerden sormayın, ben Ömer (r.a)’i işittim olmamış şeyden sorana lanet etti.

Zeyd bin Sabit bir şey hakkında sorulduğunda şöyle diyordu: Böyle mi oldu? Eğer: Hayır, derlerse, bunu bırakınız taki oluncaya kadar. Darimi, Sünen, 1/50

Mesruk dedi ki: Übey bin Ka’ba bir şey sordum dedi ki: Oldu mu? Hayır, dedim
olana kadar bizi rahat bırak, olursa senin için görüşümüz hakkında ictihadımızı yaparız, dedi.
Darimi, Sünen, 1/56

Şa’bi dedi ki: Amar bir meseleden soruldu, dedi ki: Bu olmuş mu? Hayır, dediler. Oluncaya kadar, bırakın olursa sizin için cevabını vermeye çalışırız, dedi. Darimi, Sünen,1/50

Salt bin Raşid’den şöyle dediği rivayet edildi: Tavus'a bir şey sordum, "bu oldu mu?" dedi,
"evet," dedim. "Allah için," dedi. "Allah için dedim".
dedi ki: Ashabımız bize Muaz bin Cebel'in şöyle dediğini rivayet ettiler: Ey insanlar, inmeden önce belaya acele etmeyin, sonra sizi şuraya buraya götürür (dağıtır), Eğer siz, gelmeden önce belaya acele etmezseniz o mesele yaşandığı zaman müslümanların içlerinde sorulduğu zaman doğruyu bulacak veya kendisine muvaffakiyet (başarı) verilen kimseler bulunacak ve müslümanlar dağılmayacaktır. Darimi, Sünen,1/56

Ebu Davud Müsreller isimli kitabında İbni Aclan yoluyla, Tavus’tan Muaz bin Cebel (r.a)’den şöyle dediğini rivayet etti: Rasulullah (s.a.v) buyurduki: Bela inmeden acele etmeyiniz, eğer siz böyle yapmazsanız kendilerinden söz söylediği zaman doğrulanan, veya başarı verilen kimseler olduğundan müslümanlar dağılmazlar, eğer siz acele ederseniz, sizin için yollar buraya şuraya dağılır. ebu Davud, Merasil, nr.457

Haccac bin Minhal rivayetiyle tahric etti: Bize Cerir bin Hazim anlattı (dedi ki: Zübeyr bin Said'i işittim dedi ki: Haşim oğullarından bir adam dedi ki: Şehylerimizi işittim Rasulullah (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu anlatıyorlar:
Açıklaması inmeyen şeylerden soruncaya kadar ümmetin içinde kendilerine soru sorulduğu zaman doğru yola yönlendirilecek ve rehberlik yapmaları sağlanacak kişiler bulunmaya devam edecektir. Ancak henüz olmayan şey hakkında sormaya başladıkları zaman şuraya buraya dağılacaklardır.
ibni Hacer, el-Merasil, 13/267

Sahabihi Muaviye’den(ra), Peygamber (s.a.v)’in kapalı (hatalı görülen şeylerden) nehyettiğini rivayet etti. Bunu İmam Ahmed tahric etti. Evzai bunu tefsir eti ve dedi ki: Bu zor çetin meselelerdir. İsa bin Yunus dedi ki: Bu ihtiyaç duyulmayan "nasıl? nasıl?lardır". [Gereksiz sorulardır.]

Sevban'dan Peygamber (s.a.v)’in şöyle buyurduğu rivayet edilir: ümmmetin içinde zor meselelerle fakihlerini hataya düşüren bir kavim olacaktır. , onlar ümetimin şerlileridir. Taberani el-Kebir nr.1431

Hasan Basrî) dedi ki: Allahın şerli kulları şerli meselelere tabi olup Allahın kullarını kederlendirdi”

Evzai dedi ki: Allah, bir kulundan ilmin bereketini kaldırmak istediği zaman lisanını kapalı şeyler, atar, sen onların ilimce inanların en azı görürsün”

İbni Vehb Malik’ten rivayetle dedi ki: Bu beldede öyle kimselere yetiştim ki, onlar bugün insanların yaptığı çok soru sormayı hoş görmüyorlardı,

Yine dedi ki: Malik'i işittim o çok sözü ve çok fetvayı ayıplıyordu, sonra dedi ki: Erkeklik gücü fazla deve gibi konuşuyorlar, "Bu böyle, şu şöyle" diyorlar ve kelamı heder ediyorlar.

Peygamber (s.a.v) henüz gerçekleşmemiş lian hakkında sorulunca soranı hoş görmedi ve ayıpladı hatta vaki olmadan o konu hakkında soru soran ehli hakkında bu belaya maruz kaldı.
Hadis Sahihtir, Buharî ve Müslim muğire bin Şubeden tahric etti.

Peygamber (s.a.v) kıyl ve kalden, çok sorudan ve malı zayi etmekten nehyediyordu. Buhari, nr. 1477


İbni Receb el-Hanbeli, Hadislerle İlim ve Hikmet, 9. Hadisin şerhinde.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Farazi Sorular Sormak

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun... :: DİNİ KONULAR :: Bid'at ve Hurafeler -