Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun...

İSLAMİ BİLGİ PAYLAŞIM SİTESİ
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Bir Saçma Yazı Ve Cevabımdır

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
e-mir
Admin
Admin
avatar
Yaş :
Kayıt tarihi : 02/02/09
Mesaj Sayısı : 1596
Nerden :
http://www.rahmet.yetkin-forum.com
MesajKonu: Bir Saçma Yazı Ve Cevabımdır Çarş. 19 Ocak 2011, 00:18

Önce zırva:

Bütün büyük dinlerde mistik yorumlar ve bunlar etrafında toplanmış gruplar vardır İslam'da da önce zühdü (dünya nimetlerine değil, ebedî hayata, Allah ile ilişkiye ve erdeme yönelmeyi, bunlara öncelik vermeyi) vurgulayan naslar ve Hz Peygamber zamanında yaşanmış örnek zühd hayatı üzerinde yoğunlaşan fertler ve gruplar meydana çıkmış, sonra bu gruplar içinden madde ötesi âlemle ilgili nasları farklı yorumlayan, bu yorumlara uygun bir ilişkiler ağı kuran, din ve dünya görüşü oluşturan kimseler yetişmiştir Farklı yaşantıdan farklı bilgi, zevk ve vecde doğru gelişerek değişen bu harekete tasavvuf, mensuplarına sûfî ve mutasavvıf, çeşitli kriterlere göre oluşmuş iç fırkalarına tarîkat denmiştir
Yeni Müctehidlerin Tasavvuf Anlayışı Bu Kadar
Bir yanda vahdet-i vücud, vahdet-i şühud gibi bir epistemolojik ve ontolojik temel üzerinden yürünerek ortaya konmuş bulunan İslam anlayışı, diğer yanda yaratan Allah'ın farklı (vâcib, ezelî, ebedî, tek ve benzersiz) varlığını, yaratılmışların varlığından ayıran, nasları, zorunlu olmadıkça zahir mânalarından saptırmayan kelamcı ve fıkıhçıların İslam anlayışı tarih boyunca yanyana var olmuşlardır>>>
AÇIKLAMA:
Yukarki yazı, yeni müctehid bozuntularından birinin sitesinden alınan, kendi indi yorumlardan biridir
Dikkat edilirse, anlamadığı meseleyi anlamış gibi üstten yorumlayan bir uslup ile karşı karşıyayız Bu zaman prof ve yazarlarının ekserisinde bu hastalık (benlik) yaygın Eskiyi ve değerli olanı kaale almazlar, değerli olan ancak kendi anlayışlarına ve mantıklarına uygun olandır
Yazısında tasavvufun sadece zühd olayı, dünyadan el etek çekme olayı gibi bir duygu ile başladığını ifade ediyor, halbuki araştırsalar işin aslının tâ hicret anına, en şiddetli korku vakti olan düşmanların ayak sesleri duyulduğu bir ortama kadar gittiğini görecekler ama göz lazım
Sevr mağarasında, müşrikler araştırmaları neticesinde Efendimiz sav ve Ebu Bekir Sıddık ra ın saklandığı yere kadar vardılar, ayaklarının ucuna baksalar belki de görecekler ama onlar da bizim müctehid prof lar gibi göremediler
O sırada içerde, ikinin ikincisi olan Sıddık ra telaşlandı; ya Efendimize bir şey olursa!!! Nebiyi Zî-şân sav Efendimiz Allahın izniyle ona bir nazar etti ve gönlüne sekineyi (manevi kuvveti) akıttı Böylece kalbten kalbe olan akım başlamış oldu Bunun üzerine Sıddık ra tan telaş gitti mutmeinne oldu
İşte ashabı kiramın manevi yolculuğu böyle bir anda olmuştur O anda fena ve beka makamlarını elde etmiş oldu Ashabtan sonra gelenler, Nuru Nebeviyi göremediklerinden, ikinci kademede O'nu görenleri görmüşler ve zincirlemesine böyle devam etmiştir
O halde Nuru Nebeviyi görmek için O'nu görene bakmak lazım, ondan ilahi nuru elde etmenin yollarını öğrenmek lazımdır Bu hakikatı inkar ederek, ilmi veya mantıki bir takım delilleri öne sürerek tarikatı rabıtayı, fena ve beka hallerini, seyri suluku, miracı ruhaniyi inkar edenler, aslında Sıddık ra ve Sahibi Nebiyyi Zî-şanı sav ve aralarındaki sevgi ve teveccühü inkar etmiş olurlar, bu sebeble manevi kuvvetten mahrum kalırlar
Tarikatın sadece vahdeti vucud anlayışı olduğunu iddia edenlere de ne diyelim Bu dediğiniz mertebe Nakşi yolunda 3 ders sıralarında öğretilen ve ordan süratle geçilmesi gereken bir husus olup, son derece aşağı makamdır ve sadece dervişin gözünün açılması, anlayışının ilerlemesi için uğranılan bir makamdır Orda anlaşılması lazım gelen hususlar Mektubatı Rabbani de beyan edilmiştir Vahdeti vucud dar bir sokaktır, Allahu tealayı hadis olan şeyle kayıtlamaktır ki bu durum asla Allahu tealanın şanına layık değildir
Yokluğu anlamak için, var oluşu bilmek lazım Var oluşun ve alemdeki tasarrufu ilahinin nasıl deveran ettiğinden haberdar edilen derviş, bunun Allahın fiillerinin tecellilerinin aleme yansıması olduğunu anlar ve o fillerin sahibine yönelir, aleme takılmaz Bu marifetin anlaşılması lazım ki ayak kaymasın, Allahu teala misli olmayan bir mana ile bilinsin marifet sahibi olunsun
Bu işler nasıl olur? dersen; cevabı basit: Bir kamile elini verir iradeni teslim edersen, o seni bu hallere vakıf eder, istersen bi dene, gayretin boşa gitmez, ahırete marifet sahibi olarak çıkmanın elbette diğer mü'minlerden çok farkı olacak
Tarikat yolunu tamamlamayan, meseleleri dışardan izleyip seyirci gibi yorum yapan şahıslara kulak asmayın, işi ehlinden öğrenin
"Bilmiyorsanız zikir ehline sorun" ayeti kerimesiyle sözümüzü noktalayalım Selamlar

Ali Kara
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
e-mir
Admin
Admin
avatar
Yaş :
Kayıt tarihi : 02/02/09
Mesaj Sayısı : 1596
Nerden :
http://www.rahmet.yetkin-forum.com
MesajKonu: Geri: Bir Saçma Yazı Ve Cevabımdır Çarş. 19 Ocak 2011, 00:18

bu da cevabımdır:

Alıntı :
Sevr mağarasında, müşrikler araştırmaları neticesinde Efendimiz sav ve Ebu Bekir Sıddık ra ın saklandığı yere kadar vardılar, ayaklarının ucuna baksalar belki de görecekler ama onlar da bizim müctehid prof lar gibi göremediler
O sırada içerde, ikinin ikincisi olan Sıddık ra telaşlandı; ya Efendimize bir şey olursa!!! Nebiyi Zî-şân sav Efendimiz Allahın izniyle ona bir nazar etti ve gönlüne sekineyi (manevi kuvveti) akıttı Böylece kalbten kalbe olan akım başlamış oldu Bunun üzerine Sıddık ra tan telaş gitti mutmeinne oldu

bu külliyen yalan olup doğrusu aşağıdadır

Ebû Bekir (RA) şöyle demiştir: şöyle demiştir:
(Hicret yolculuğunda) biz Resûlullah (SAV) ile mağaradayken, tepemizde dolaşıp duran müşriklerin ayaklarını gördüm ve:
- Ey Allah’ın elçisi! Eğer şunlardan biri eğilip aşağıya bakacak olsa mutlaka bizi görür, dedim Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
- “Üçüncüleri Allah olan iki kişiyi sen ne zannediyor (ve haklarında neler düşünüyor)sun, Ebû Bekr?”
Buhârî, Müslim

gördüğünüz gibi bakma ve kalpten kalbe akım makım yok
dudaktan kulağa konuşma var

Alıntı :
İşte ashabı kiramın manevi yolculuğu böyle bir anda olmuştur O anda fena ve beka makamlarını elde etmiş oldu

Bu da Ebu Bekir (ra)'ın hicretten önceki 13 yıllık mücahede takva ve imanını
görmemek ve hatta küçümsemektir ki
asıl körlük budur


Alıntı :
Ashabtan sonra gelenler, Nuru Nebeviyi göremediklerinden, ikinci kademede O'nu görenleri görmüşler ve zincirlemesine böyle devam etmiştir
O halde Nuru Nebeviyi görmek için O'nu görene bakmak lazım, ondan ilahi nuru elde etmenin yollarını öğrenmek lazımdır


şeyhlerinizin elinde gasilin elindeki meyyit gibi olmamızı bekliyorsanız
rüyanızda görürsünüz
biz nuru nebeviyi aşağıda dolaylı yoldan çok alçakça küçümsediğiniz
Kur'an ve sünnetten elde etmeye gayret edeceğiz

Alıntı :
Bu hakikatı inkar ederek, ilmi veya mantıki bir takım delilleri öne sürerek tarikatı rabıtayı, fena ve beka hallerini, seyri suluku, miracı ruhaniyi inkar edenler,

Kur'an ve sünnete uymayan her türlü ibadeti reddediyoruz
reddetmeye de devam edeceğiz
Elhamdulillah


Alıntı :
aslında Sıddık ra ve Sahibi Nebiyyi Zî-şanı sav ve aralarındaki sevgi ve teveccühü inkar etmiş olurlar, bu sebeble manevi kuvvetten mahrum kalırlar

kimin neyden mahrum kaldığını ahirette göreceğiz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Bir Saçma Yazı Ve Cevabımdır

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun... :: DİNİ KONULAR :: Tasavvuf -