Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun...

İSLAMİ BİLGİ PAYLAŞIM SİTESİ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Rahmet Forum Son Konular
Konu Yazan GöndermeTarihi
star
starPaz 28 Ekim 2012, 12:04
star
starÇarş. 14 Eyl. 2011, 21:58
star
starSalı 13 Eyl. 2011, 18:41
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:48
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:15
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:02
star
starPtsi 05 Eyl. 2011, 22:51
star
starPaz 04 Eyl. 2011, 13:51
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 16:06
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 15:45
Similar topics
  • » Gafletten uyan

  • Bir Saçma Yazı Ve Cevabımdır

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
    Yazar Mesaj
    e-mir
    Admin
    Admin
    avatar
    Yaş :
    Kayıt tarihi : 02/02/09
    Mesaj Sayısı : 1596
    Nerden :
    http://www.rahmet.yetkin-forum.com
    MesajKonu: Bir Saçma Yazı Ve Cevabımdır Çarş. 19 Ocak 2011, 00:18

    Önce zırva:

    Bütün büyük dinlerde mistik yorumlar ve bunlar etrafında toplanmış gruplar vardır İslam'da da önce zühdü (dünya nimetlerine değil, ebedî hayata, Allah ile ilişkiye ve erdeme yönelmeyi, bunlara öncelik vermeyi) vurgulayan naslar ve Hz Peygamber zamanında yaşanmış örnek zühd hayatı üzerinde yoğunlaşan fertler ve gruplar meydana çıkmış, sonra bu gruplar içinden madde ötesi âlemle ilgili nasları farklı yorumlayan, bu yorumlara uygun bir ilişkiler ağı kuran, din ve dünya görüşü oluşturan kimseler yetişmiştir Farklı yaşantıdan farklı bilgi, zevk ve vecde doğru gelişerek değişen bu harekete tasavvuf, mensuplarına sûfî ve mutasavvıf, çeşitli kriterlere göre oluşmuş iç fırkalarına tarîkat denmiştir
    Yeni Müctehidlerin Tasavvuf Anlayışı Bu Kadar
    Bir yanda vahdet-i vücud, vahdet-i şühud gibi bir epistemolojik ve ontolojik temel üzerinden yürünerek ortaya konmuş bulunan İslam anlayışı, diğer yanda yaratan Allah'ın farklı (vâcib, ezelî, ebedî, tek ve benzersiz) varlığını, yaratılmışların varlığından ayıran, nasları, zorunlu olmadıkça zahir mânalarından saptırmayan kelamcı ve fıkıhçıların İslam anlayışı tarih boyunca yanyana var olmuşlardır>>>
    AÇIKLAMA:
    Yukarki yazı, yeni müctehid bozuntularından birinin sitesinden alınan, kendi indi yorumlardan biridir
    Dikkat edilirse, anlamadığı meseleyi anlamış gibi üstten yorumlayan bir uslup ile karşı karşıyayız Bu zaman prof ve yazarlarının ekserisinde bu hastalık (benlik) yaygın Eskiyi ve değerli olanı kaale almazlar, değerli olan ancak kendi anlayışlarına ve mantıklarına uygun olandır
    Yazısında tasavvufun sadece zühd olayı, dünyadan el etek çekme olayı gibi bir duygu ile başladığını ifade ediyor, halbuki araştırsalar işin aslının tâ hicret anına, en şiddetli korku vakti olan düşmanların ayak sesleri duyulduğu bir ortama kadar gittiğini görecekler ama göz lazım
    Sevr mağarasında, müşrikler araştırmaları neticesinde Efendimiz sav ve Ebu Bekir Sıddık ra ın saklandığı yere kadar vardılar, ayaklarının ucuna baksalar belki de görecekler ama onlar da bizim müctehid prof lar gibi göremediler
    O sırada içerde, ikinin ikincisi olan Sıddık ra telaşlandı; ya Efendimize bir şey olursa!!! Nebiyi Zî-şân sav Efendimiz Allahın izniyle ona bir nazar etti ve gönlüne sekineyi (manevi kuvveti) akıttı Böylece kalbten kalbe olan akım başlamış oldu Bunun üzerine Sıddık ra tan telaş gitti mutmeinne oldu
    İşte ashabı kiramın manevi yolculuğu böyle bir anda olmuştur O anda fena ve beka makamlarını elde etmiş oldu Ashabtan sonra gelenler, Nuru Nebeviyi göremediklerinden, ikinci kademede O'nu görenleri görmüşler ve zincirlemesine böyle devam etmiştir
    O halde Nuru Nebeviyi görmek için O'nu görene bakmak lazım, ondan ilahi nuru elde etmenin yollarını öğrenmek lazımdır Bu hakikatı inkar ederek, ilmi veya mantıki bir takım delilleri öne sürerek tarikatı rabıtayı, fena ve beka hallerini, seyri suluku, miracı ruhaniyi inkar edenler, aslında Sıddık ra ve Sahibi Nebiyyi Zî-şanı sav ve aralarındaki sevgi ve teveccühü inkar etmiş olurlar, bu sebeble manevi kuvvetten mahrum kalırlar
    Tarikatın sadece vahdeti vucud anlayışı olduğunu iddia edenlere de ne diyelim Bu dediğiniz mertebe Nakşi yolunda 3 ders sıralarında öğretilen ve ordan süratle geçilmesi gereken bir husus olup, son derece aşağı makamdır ve sadece dervişin gözünün açılması, anlayışının ilerlemesi için uğranılan bir makamdır Orda anlaşılması lazım gelen hususlar Mektubatı Rabbani de beyan edilmiştir Vahdeti vucud dar bir sokaktır, Allahu tealayı hadis olan şeyle kayıtlamaktır ki bu durum asla Allahu tealanın şanına layık değildir
    Yokluğu anlamak için, var oluşu bilmek lazım Var oluşun ve alemdeki tasarrufu ilahinin nasıl deveran ettiğinden haberdar edilen derviş, bunun Allahın fiillerinin tecellilerinin aleme yansıması olduğunu anlar ve o fillerin sahibine yönelir, aleme takılmaz Bu marifetin anlaşılması lazım ki ayak kaymasın, Allahu teala misli olmayan bir mana ile bilinsin marifet sahibi olunsun
    Bu işler nasıl olur? dersen; cevabı basit: Bir kamile elini verir iradeni teslim edersen, o seni bu hallere vakıf eder, istersen bi dene, gayretin boşa gitmez, ahırete marifet sahibi olarak çıkmanın elbette diğer mü'minlerden çok farkı olacak
    Tarikat yolunu tamamlamayan, meseleleri dışardan izleyip seyirci gibi yorum yapan şahıslara kulak asmayın, işi ehlinden öğrenin
    "Bilmiyorsanız zikir ehline sorun" ayeti kerimesiyle sözümüzü noktalayalım Selamlar

    Ali Kara
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    e-mir
    Admin
    Admin
    avatar
    Yaş :
    Kayıt tarihi : 02/02/09
    Mesaj Sayısı : 1596
    Nerden :
    http://www.rahmet.yetkin-forum.com
    MesajKonu: Geri: Bir Saçma Yazı Ve Cevabımdır Çarş. 19 Ocak 2011, 00:18

    bu da cevabımdır:

    Alıntı :
    Sevr mağarasında, müşrikler araştırmaları neticesinde Efendimiz sav ve Ebu Bekir Sıddık ra ın saklandığı yere kadar vardılar, ayaklarının ucuna baksalar belki de görecekler ama onlar da bizim müctehid prof lar gibi göremediler
    O sırada içerde, ikinin ikincisi olan Sıddık ra telaşlandı; ya Efendimize bir şey olursa!!! Nebiyi Zî-şân sav Efendimiz Allahın izniyle ona bir nazar etti ve gönlüne sekineyi (manevi kuvveti) akıttı Böylece kalbten kalbe olan akım başlamış oldu Bunun üzerine Sıddık ra tan telaş gitti mutmeinne oldu

    bu külliyen yalan olup doğrusu aşağıdadır

    Ebû Bekir (RA) şöyle demiştir: şöyle demiştir:
    (Hicret yolculuğunda) biz Resûlullah (SAV) ile mağaradayken, tepemizde dolaşıp duran müşriklerin ayaklarını gördüm ve:
    - Ey Allah’ın elçisi! Eğer şunlardan biri eğilip aşağıya bakacak olsa mutlaka bizi görür, dedim Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    - “Üçüncüleri Allah olan iki kişiyi sen ne zannediyor (ve haklarında neler düşünüyor)sun, Ebû Bekr?”
    Buhârî, Müslim

    gördüğünüz gibi bakma ve kalpten kalbe akım makım yok
    dudaktan kulağa konuşma var

    Alıntı :
    İşte ashabı kiramın manevi yolculuğu böyle bir anda olmuştur O anda fena ve beka makamlarını elde etmiş oldu

    Bu da Ebu Bekir (ra)'ın hicretten önceki 13 yıllık mücahede takva ve imanını
    görmemek ve hatta küçümsemektir ki
    asıl körlük budur


    Alıntı :
    Ashabtan sonra gelenler, Nuru Nebeviyi göremediklerinden, ikinci kademede O'nu görenleri görmüşler ve zincirlemesine böyle devam etmiştir
    O halde Nuru Nebeviyi görmek için O'nu görene bakmak lazım, ondan ilahi nuru elde etmenin yollarını öğrenmek lazımdır


    şeyhlerinizin elinde gasilin elindeki meyyit gibi olmamızı bekliyorsanız
    rüyanızda görürsünüz
    biz nuru nebeviyi aşağıda dolaylı yoldan çok alçakça küçümsediğiniz
    Kur'an ve sünnetten elde etmeye gayret edeceğiz

    Alıntı :
    Bu hakikatı inkar ederek, ilmi veya mantıki bir takım delilleri öne sürerek tarikatı rabıtayı, fena ve beka hallerini, seyri suluku, miracı ruhaniyi inkar edenler,

    Kur'an ve sünnete uymayan her türlü ibadeti reddediyoruz
    reddetmeye de devam edeceğiz
    Elhamdulillah


    Alıntı :
    aslında Sıddık ra ve Sahibi Nebiyyi Zî-şanı sav ve aralarındaki sevgi ve teveccühü inkar etmiş olurlar, bu sebeble manevi kuvvetten mahrum kalırlar

    kimin neyden mahrum kaldığını ahirette göreceğiz
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Bir Saçma Yazı Ve Cevabımdır

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
    1 sayfadaki 1 sayfası

    Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun... :: DİNİ KONULAR :: Tasavvuf -