Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun...

İSLAMİ BİLGİ PAYLAŞIM SİTESİ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Rahmet Forum Son Konular
Konu Yazan GöndermeTarihi
star
starPaz 28 Ekim 2012, 12:04
star
starÇarş. 14 Eyl. 2011, 21:58
star
starSalı 13 Eyl. 2011, 18:41
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:48
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:15
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:02
star
starPtsi 05 Eyl. 2011, 22:51
star
starPaz 04 Eyl. 2011, 13:51
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 16:06
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 15:45
Similar topics
  • » Staj başlatma Hakkında
  • » Kul Hakkı

  • Fetret Ehli Hakkında Ayrıntılı Bilgi

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
    Yazar Mesaj
    e-mir
    Admin
    Admin
    avatar
    Yaş :
    Kayıt tarihi : 02/02/09
    Mesaj Sayısı : 1596
    Nerden :
    http://www.rahmet.yetkin-forum.com
    MesajKonu: Fetret Ehli Hakkında Ayrıntılı Bilgi Ptsi 18 Ekim 2010, 20:05

    Bu konuda alimler ihtilaf etmişlerdir

    1) Bazı alimlere göre aklen caiz olmasına rağmen şer’an tevhidin kendisine dünyada ulaşmadığı kimseler yoktur

    Delilleri ise; Kuran’ı kerimde dünyada her şahsa rasul gönderildiğini ve ona huccet ikame edildiğini bildiren ayetlerdir Ayrıca bu alimlere göre dünya imtihan ve sorumluluk yeridir Ondan sonra sorumluluk ve imtihan yoktur

    Bu görüş sahibleri aşağıdaki ayetlerin genel manasını delil olarak gösterdiler:

    “Muhakkak biz, seni müjdeleyici ve korkutucu olarak hakla gönderdik Hiçbir ümmet yoktur ki onların arasında bir uyarıcı bulunmamış olsun” (Fatır: 24)

    “İnsanların Allah’a karşı bir delili olmaması için cennetle müjdeleyici cehennemle korkutucu rasuller gönderdik Allah Aziz’ dir, Hakim’dir” (Nisa: 165)

    “Biz senden önce hiçbir rasul göndermiş olmayalım ki ona: “Benden başka ibadete layık ilah yoktur, yalnız bana kulluk edin” diye vahyetmiş olmayalım” (Enbiya: 25)

    “İnkar eden o kimseler derler ki: “Rabbinden ona bir ayet indirilseydi ya” Muhakkak ki sen, bir (korkutucu ve) uyarıcısın Ayrıca her kavim için bir hidayet edici vardır” (Ra’d: 7)

    “Andolsun ki her ümmete: “Allah’a ibadet edin ve tağuttan kaçının” diye (söylemeleri için) bir rasul gönderdik Böylelikle onlardan kimine Allah hidayet etti ve onlardan kiminin üzerine de sapıklık hak oldu Öyleyse yeryüzünde gezin de yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın” (Nahl: 36)

    “Öfkeden neredeyse parçalanacak! Oraya bir grup her ne zaman atılsa onun bekçileri onlara: “Size bir (korkutucu ve) uyarıcı gelmedi mi?” diye sorarlar” Derler ki: “Evet, gerçekten bize bir (korkutucu ve) uyarıcı geldi Fakat biz (onu) yalanladık ve dedik ki: “Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz” (Mülk: 89)

    “Ey cin ve insan topluluğu! Sizin içinizden ayetlerimi size anlatan ve karşılaşılan şu gününüzle sizi uyaran rasuller size gelmedi mi? Derler ki: “Nefislerimiz üzerine şahitlik ederiz” Dünya hayatı onları aldatmış ve gerçekten kafir olduklarına dair kendi nefisleri üzerine şahitlik etmişlerdir” (En’am: 130)

    Ayrıca Beni Müntefak’ın hadisini delil gösterdiler

    Müntefak’ın oğlu Rasulullah’a:

    “Ey Allah’ın rasulü! Cahiliyede ölmüş olanlara geçmişte işlediği hayırlardan dolayı bir mükafat var mı?” diye sordu Bunun üzerine Kureyş’ten bir müslüman:

    “Vallahi senin baban olan Müntefak ateştedir” diyerek cevab verdi Bu sözü duyunca sanki yüzümün cildi ile eti arasında çok şiddetli bir sıcaklık hissettim Çünkü bunu bana insanların arasında söyledi Bundan dolayı Rasulullah’a:

    “Ey Allah’ın rasulü! Senin baban böyle midir?” diye soracaktım fakat daha güzel bir üslup kullanarak Rasulullah’a: “Ey Allah’ın rasulü senin cahiliyede ölmüş ehlinin durumu nedir?” diye sordum Rasulullah bana şöyle cevap verdi:

    “Benim cahiliyede ölmüş ehlim de aynı şekilde ateştedir Mezarlığa git, yanından geçtiğin Amir, Kureyş ya da Devs kabilelerinden olan herhangi bir ölüye: “Muhammed beni sana, seni üzecek bir haberle gönderdi Ateşte yüzüstü ve karın üstü sürüneceksiniz” de” Bunun üzerine Rasulullah’a şöyle dedim:

    “Onlara niçin böyle yapılacaktır? Halbuki onlar ancak yapabileceklerini yapıyorlar, yaptıkları konusunda ıslahçı olduklarını zannediyorlar ve bundan başka bir şey yapamıyorlardı” Bunun üzerine Rasulullah (sas) şöyle dedi:

    “Çünkü Allah (cc) her yedi ümmet sonunda bir nebi gönderdi Kim bu nebiye karşı gelirse sapıklardan, kim bu nebiye itaat ederse hidayete kavuşanlardan olur” (Ahmed)


    Şer’an “dünyada tevhidin kendisine herhangi bir sebeple ulaşamadığı kişiler yoktur” diyen alimler fetret ehli diye birşey kabul etmediler ve kıyamet gününde imtihan edilecek dört kişinin hadisini (bu hadis ilerde yazılacak) sahih görmediler (Kurtubi tefsiri İsra 15 ayetinin tefsirine , İbni Kesir C: 5 S 54 , Alusi tefsiri c: 15 s: 37 ve İbni Rüşd’ün El Mukaddimat C: 1 S:266’ya bakabilirsin )


    2) Bazı alimlere göre hem aklen, hem şer’an dünyada fetret ehli diye isimlendirilen ve tevhid daveti kendisine ulaşmayan kişiler vardır

    Delilleri ise; Allah’ın kıyamet gününde imtihan edeceği dört kişinin hadisidir Bu hadisi sahih gördüler ve görüşlerine delil gösterdiler
    İbni Kesir, Kurtubi, İbni Teymiye, İbni Kayyım, İbni Hazm ve Şankıtiy bu alimlerdendir (Tefsir İbni Kesir c: 5 s: 55 İbni Kayyım Tariku’lHicreteyn s: 414 İbni Hazm Elİhkam c: 5 s: 686 Şankitiy Edvau’lBeyan c: 3 s: 348 440 Bak)


    Ahirette imtihan edilecek dört kişiyle ilgili olarak delil aldıkları hadis şöyledir:

    El Esved b Seri’ (ra)’den Rasulullah (sav)’in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

    “Kıyamet gününde dört çeşit insan konuşacaktır Hiç duymayan sağır, deli, çok yaşlı olan ve fetret döneminde ölenler

    Sağıra gelince Şöyle diyecek: “Rabbim! İslam geldiği zaman ben, hiç bir şey duymuyordum”

    Deliye gelince Şöyle diyecek: “Rabbim! İslam geldiği zaman çocuklar bana hayvan pislikleri atıyorlardı”

    Yaşlıya gelince Şöyle diyecek: “Rabbim! İslam geldiği zaman ben, hiç bir şey anlamıyordum”

    Fetret (Rasulsüz geçen zaman) döneminde ölmüş olan kişiye gelince Şöyle diyecek: “Rabbim! Senin tarafından bana herhangi bir rasul gelmedi”

    Bunun üzerine Allah (cc) onlardan kendisine itaat edeceğine dair söz alır Sonra onlara: “Ateşe girin!” diye haber gönderir Muhammed’in nefsi elinde olan Allah’a yemin ederim ki ateşe girerlerse ateş onlar için soğuk ve zararsız olur”
    (Ahmed rivayet etti Bu hadis için bir çok alim sahih dedi İbni Kesir, Tefsirinde c: 5 s: 51’de bu hadisin değişik rivayetlerini nakletti)


    Fetret ehlini kabul eden alimler fetret ehlini başlıca iki kısma ayırdılar Bunlar:

    a) Şirk ehline tabi olan,
    şirk ehlinin yaptığı şirklerden rahatsız olmayan, yaşadığı zamanda ister bulunsun ister bulunmasın şirk ehlinin dininden başka bir din aramayan kimselerdir Bu kimseler cehaletleri sebebiyle mazeretli değillerdir İsra: 15 ayetinin hükmüne veya kıyamet gününde imtihan edilecek dört kişi hadisinin kapsamına girmezler

    b) Yaşadığı zamandaki mevcut şirkleri bilen, bunları kabul etmeyip reddeden, fakat Allah’a ibadet etmek için Allah’ın rasul gönderdiği zamanda yaşamadığından dolayı Allah’ın dinini bulamayan kimselerdir

    Bu kimseler:
    Ya Allah’a yaklaşacağı bir şeriat bulamayan birer muvahhittir
    Bu özellikleri sebebiyle kıyamet gününde Allah’ın azabından kurtulacaklardır Rasulullah gelmeden önce yaşamış ve kendilerine “hanifler” (Hanifler dedelerinin ve babalarının şirk dinini terkedip sadece Allah’a yönelen muvahhidlerdir Bunlar Rasulullah rasul olmadan önce mevcut idiler Fakat Allah’a ibadet etmek için yaşadıkları dönemde Allah’ın şeriatini bulamadılar Zeyd b Amr b Nufeyl onlardandır) denilen kimseler bunlardandır

    Ya da kavimlerinin işlediği şirki terkeden fakat bu şirk hakkında hüküm veremeyen, bütün gücünü kullandığı halde sahih dine ulaşamayan kimsedir İşte ancak bu kısma dahil olan kimseler İsra: 15 ayetinin ve imtihan edilecek dört kişi hadisinin hükmü dahilindedirler (Şatibi El İhtisam c:1 s: 161 İbni Kayyım Tariku’l Hicreteyn s: 413 bak)

    Alıntıdır

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    e-mir
    Admin
    Admin
    avatar
    Yaş :
    Kayıt tarihi : 02/02/09
    Mesaj Sayısı : 1596
    Nerden :
    http://www.rahmet.yetkin-forum.com
    MesajKonu: Geri: Fetret Ehli Hakkında Ayrıntılı Bilgi C.tesi 08 Ocak 2011, 15:51

    Seleme b. Kays el-Eşcaî'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğna göre, o şöyle demiştir:

    (( أَتَيْتُ أَنَا وَأَخِي النَّبِيَّ ^ فَقُلْنَا: إِنَّ أُمَّنَا ( مُلَيْكَةَ) مَاتَتْ فِي الْـجَاهِلِيَّةِ، وَكَانَتْ تَقْرِي الضَّيْفَ، وَ تَصِلُ الرَّحِمَ، وَأَنَّهَا وَأَدَتْ أُخْتًا لَنَا فِي الْـجَاهِلِيَّةِ لَـمْ تَبْلُغِ الْـحِنْثَ. فَقَالَ: الْوَائِدَةُ وَالْـمَوْءُودَةُ فِي النَّارِ، إِلَّا أَنْ تُدْرِكَ الْوَائِدَةُ الْإِسْلَامَ فَتُسْلِمَ. )) [ رواه أحمد وحسنه الحافظ ابن كثير وابن عبد البر ]

    "Ben ve kardeşim, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek:

    - (Ey Allah'ın elçisi!) Annemiz (Müleyke) câhiliye döneminde öldü.Annemiz misafirine ikramda bulunur, yakın akrabaları ziyâret eder ve onlara iyilikte bulurdu. (Bu yaptığı iyilikler kendisine bir fayda verir mi?) Fakat câhiliye döneminde henüz buluğ çağına ermeyen bir kız kardeşimiz vardı onu diri diri toprağa gömmüştü.

    Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

    - Kız çocuğunu diri diri toprağa gömen kadın ile ve diri diri toprağa verilen kız çocuğu ateştedir.Ancak kız çocuğunu diri diri toprağa gömen kadın İslâm'a kavuşmuş ve müslüman olmuşsa, o bundan müstesnâdır." (İmam Ahmed rivâyet etmiş, İbn-i Kesîr, tefsirinde (c: 3, s: 33) hadisin hasen olduğunu belirmiştir. Ondan önce de İbn-i Abdil-Ber ("et-Temhîd"; c: 18, s: 120)'de hasen olduğunu belirtmiştir.)
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Fetret Ehli Hakkında Ayrıntılı Bilgi

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
    1 sayfadaki 1 sayfası

    Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun... :: DİNİ KONULAR :: Akaid -