Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun...

İSLAMİ BİLGİ PAYLAŞIM SİTESİ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Rahmet Forum Son Konular
Konu Yazan GöndermeTarihi
star
starPaz 28 Ekim 2012, 12:04
star
starÇarş. 14 Eyl. 2011, 21:58
star
starSalı 13 Eyl. 2011, 18:41
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:48
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:15
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:02
star
starPtsi 05 Eyl. 2011, 22:51
star
starPaz 04 Eyl. 2011, 13:51
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 16:06
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 15:45
Similar topics
  • » 6.sınıf Matematik Görüntülü konu anlatımları(H.BURDA)
  • » Bitkilerde Üreme ve Gelişme

  • Ebu Hanife İmam Cafer'den Ders Aldı Mı?

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
    Yazar Mesaj
    e-mir
    Admin
    Admin
    avatar
    Yaş :
    Kayıt tarihi : 02/02/09
    Mesaj Sayısı : 1596
    Nerden :
    http://www.rahmet.yetkin-forum.com
    MesajKonu: Ebu Hanife İmam Cafer'den Ders Aldı Mı? C.tesi 27 Mart 2010, 20:08

    İRAN ANALİZ ÖZEL / İslam’ın bidat fırkası olarak gördüğü Şii mezhebine ait kitaplarda ve Şiiler nezdinde suistimal edilen ve çarpıtılan çok sayıda tarihi, ilmi ve halihazırda yaşanan gelişmelere dair hadiseler sözkonusu. İşte bunlardan bir tanesi de Şiilerin sıkça dile getirdiği İmam Ebu Hanife (ra)’nin İmam Muhammed el Bakır ve İmam Cafer-i Sadık’tan ders aldığı yönündeki iddialarıdır. Kur’an-ı Kerim’in bozulduğu, Sahabelerin kafir olduğu gibi çirkin iftiralarına dair orijinal eserlerine yer verdiğimiz Şiilerin şimdi de mezkur iddiaların ne kadar doğru olduğunu bu yazıyla paylaşmış olacağız. Güney Afrikalı meşhur Şafii alimi Şeyh Taha Karaan’ın bu kısa yazısında bidat fırkası Şiilerin bu iddiasının yanlışlığı Ebu Hanife’nin Cafer-i Sadık’tan 3 yaş büyük olmasından tutun, birçok tarihi hadisenin örnek verilmesiyle gözler önüne seriliyor.

    İmam Ebu Hanife (ra) hocası Hammad İbni Ebi Süleyman’ın talebesi ve akıllı bir halefiydi. Ebi Süleyman, İbrahim el Nahai’nin, o amcası Alkame İbni Kays el Nahai’nin, o Abdullah ibni Mesud (ra)’un halefiydi. İbni Mesud (ra) ise Emirül Müminin Ömer bin Hattab (ra) tarafından Kufe’ye bir muallim olarak gönderilmişti. Bu alimler zinciri İslam tarihine aşine herkes açısından gayet iyi bir şekilde bilinmektedir.

    Aslında İm Ebu Hanife (ra) İbni Mesud’un (ra) eğitim verdiği Kufe Mescidi’ndeki aynı yerde vaazlar vermekteydi. Bu eğitim halkası nesillerden nesillere aktarıldı. İsimlerini yukarıda saydığımız İslam dünyasının en önemli şahsiyetleriydi bunlar. İbni Mesud’tan Alkame’ye, Alkame’den İbrahim’e, İbrahim’den Hammad’a, sonuçta Hammad’dan Ebu Hanife (ra)’ye geçti. Ondan sonra da devamen üç öğrencisi oldu. İlk olarak Züfer İbni Hüzeyl, ardından Ebu Yusuf ve son olarak Muhammed İbni Hasan.


    Şimdi Ebu Hanife (ra) ile Cafer-i Sadık (ra) arasındaki bağlantıya gelecek olursak, burada aşağıdaki hususların dikkate alınması gerekmektedir.

    İLK OLARAK

    İmam Ebu Hanife Hicri 80. Yılda doğdu.

    İmam Cafer Sadık (ra) Hicri 83. Yılda doğdu.

    Diğer bir deyişle her ikisi de çağdaştılar, dahası Ebu Hanife (ra), Cafer-i Sadık’tan (ra) üç yıl daha büyüktü.

    İKİNCİ OLARAK

    İmam Ebu Hanife (ra)’nin eğitimi Kufe’de idi. Bu okul başlangıçta İbni Mesud (ra) tarafından kuruldu. Diğer zamanın alimleri gibi o da Hicaz’a Hacc için gitmekteydi. Bunun için de Medineden geçmekteydi. Kendisi İmam Cafer-i Sadık’ın (ra) babası İmam Muhammed el Bakır gibi önde gelen ilim ehlinden istifade etmekteydi. İmam Muhammed el Bakır (ra)’dan nakledilen çoğu hadisler talebeleri olan Ebu Yusuf ile Muhammed İbnil Hasan’ın kitaplarında belgelenmiştir.

    ÜÇÜNCÜ OLARAK

    İmam Ebu Hanife (ra)’nin İmam Cafer-i Sadıktan (ra) bazı hadisler naklettiği doğrudur. Lakin bu ulemanın kendi çağdaşlarından dahi hadis nakletmeleriyle ilgili bir alışkanlıktır. Eğer bu mevzu tek başına Ebu Hanife (ra)’nin Sadık’ın (ra) talebesi olduğu yönünde delil olarak alınacaksa o zaman bu, İmam Cafer (ra)’in de benzer şekilde babasının dışındaki insanlardan öğrendiği yönünde zorunlu olarak bir sonuca gidecektir. Örneğin İbni Şihab el Zühri, Ata İbni Ebu Rıza, Urve İbni Zübeyr ve Muhammed İbnul Münkadir’den ders almış olduğu söylenmeli. İmam Caferi Sadık (ra) tüm bunlardan, dahası yanı sıra diğerlerinden hadis aktarmıştır. (Tezhib el Kemal, Cilt 5. Sayfa 75)

    DÖRDÜNCÜ OLARAK

    132 yılında Abbasiler iktidara gelince Emevileri tard etti. Ebu Hanife (ra) o zaman 52 yaşındaydı. Abbasi Halifesi Ebu Cafer el Mansur, Ebu Hanife (ra)’den başkadısı olmasını istedi; ancak Ebu Hanife bunu reddetti. Halife’nin intikamından kurtulmak için Ebu Hanife (ra) Hicaz’ın yolunu tuttu ve burada iki yıl geçirdi. Geçici olarak kaldığı Hicaz’da Ebu Hanife (ra)’nin şunu söylediliği nakledilir: “Eğer bu iki yıl olmasa idi, Nu’man (Ebu Hanife) helak olurdu.”

    Şii hayal gücü bizlerin şuna inanmamızı istiyor. Gerçekte orada Ebu Hanife’nin (ra) kast ettiği kaldığı süre boyunca İmam Cafer el Sadık’ın (ra) dizleri dibinde ilmini kazandı. Bunun saçmalığı bir kere şu hakikatte görülebilir. İmam Ebu Hanife (ra), o zaman ilim adamı olarak son derece meşhurdu. Ki bu nedenle zaten Abbasi halifesi tarafından başkadı olarak atanmak istendi. Kaldıki bunun dışında kendisi yukarıda da ifade edildiği gibi 50 yaşın üzerindeydi.


    BEŞİNCİ OLARAK

    Bir de İmam Cafer-i Sadık (ra)’ın kıyasla ilgili olarak İmam Ebu Hanife (ra)’ye yönelttiği belirli sorularla ilgili meşhur bir hikaye dolaşıyor ortalıkta. Bu hikayenin el Kafi gibi Şii kitaplarında yer aldığını bilmelisiniz. Sünni literatüründe ise bu önemli değişikliklerle görünmektedir.

    İlk olarak, mezkur tartışma Ebu Hanife (ra) ile Cafer-i Sadık (ra) arasında değil; Ebu Hanife ile Muhammed el Bakır arasında yaşanmıştır.

    İkinci olarak hikaye şu şekilde devam ediyor:
    el Bakır (ra), Ebu Hanife (ra)’ye kıyas yaparak dedesinin (Hz. Resulullah sav) dinini değiştirenlerden birisi olduğunu söyler. Ebu Hanife (ra) bunu reddeder ve: “Sen, sana lâyık olan bir şekilde yerine otur. Ben de bana lâyık olan şekilde yerime oturayım. Dedeniz Muhammed (sav)’e hayatında sahâbîleri nasıl saygı duyuyorlarsa aynı şekilde ben de size saygı duyuyorum. Şimdi siz bana kadının mı erkeğin mi zayıf olduğunu; kadının mirasta erkeğe nisbetle hissesini; namazın mı orucun mu faziletli olduğunu, idrarın mı meninin mi pis olduğunu söyler misiniz? ” diye sorar. İmam Bakır (ra) da kadının mirasta iki hissesi olduğunu; erkekten zayıf olduğunu; namazın oruçtan efdal ve idrarın meniden pis olduğunu söyler. Ebu Hanife de ona, “Kıyas yapsaydım kadın erkekten zayıftır diye ona mirastan iki hisse verir; idrar yapıldıktan sonra gusledilmesini, meni çıktıktan sonra sadece abdest alınmasını söylerdim. Kıyasla dedenizin dinini değiştirmekten Allah’a sığınırım” demiştir. Bunun üzerine Muhammed Bakır kalkar ve İmam Ebu Hanife (ra)’yi alnından öper. (Menakıb-ı Ebu Hanife, el Kerdari, sayfa 99)

    İşte hemen bundan sonra Şiiler bu hikayeyi kendi özel ihtiyaçlarında işlerine yaraması için uyarlamışlardır.

    Şeyh Taha Karaan, Güney Afrika’nın Meşhur Şafii Alimi


    http://irananaliz.wordpress.com/ adresinden alınmıştır.
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek

    Ebu Hanife İmam Cafer'den Ders Aldı Mı?

    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
    1 sayfadaki 1 sayfası

    Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun... :: DİNİ KONULAR :: Sahabeler :: Tabiin -