Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun...

İSLAMİ BİLGİ PAYLAŞIM SİTESİ
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Buhari'de Tenkid Edilen Hadisler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
e-mir
Admin
Admin
avatar
Yaş :
Kayıt tarihi : 02/02/09
Mesaj Sayısı : 1596
Nerden :
http://www.rahmet.yetkin-forum.com
MesajKonu: Buhari'de Tenkid Edilen Hadisler Paz 13 Eyl. 2009, 16:15

Buharî "Kim her sabah yedi adet Acve hurması yerse o gün bu kimseye zehir ve sihir zarar vermez" hadisini rivayet etmiştir. "Bu hadisin sahih (Peygambere ait) olması mümkün değildir; çünkü ilme ve realiteye aykırıdır. Sonraki birçok âlim de bunun böyle olduğunu açıkça ifade etmişlerdir." denilmiştir.
Ama durum acaba gerçekten böyle midir? Şimdi ona bakalım.

Acve, Medine hurmalarının en iyi nev'idir, siyaha meyillidir. Âsim Molla'nın bildirdiğine göre bu hurma nev'ine, dilimizde balçık hurma ta'bîr olunur. Bu hurmanın zehirden ve sihirden korunma te'mîn etmesi, Rasûlullah'ın bu hurma hakkında duâ etmesinden dolayı teberrük cihetiyledir, yoksa bunun hilkati ve tabîati cihetiyle değildir. Bu korunmuşluğun Medîne hurmasına tahsisi ve sayısının yedi olması sebebi ve hakikati, Rasülullah'ca bilinen işlerdendir. Bizce hük­mü ma'lûm olan işlerden değildir. Nitekim namaz rek'atlerinin sayıları ve zekât nisâbları da böyledir. Bunun bir rivayeti Taam Kitâbı'nda "Acve hurması bâbı"nda geçmişti.

AÇIKLAMA:

1- Acve, Medine'de yetişen en kaliteli en yumuşak hurmadır. İbnu'l-Esir bunu şöyle tarif eder: "Sayhânî çeşidinden daha büyük, bir hurma çeşididir. Rengi siyaha çalar. Bu, Aleyhissalâtu vesselâm'ın Medine'ye kendi eliyle diktiği hurma çeşididir."

2- İbnu Hacer, Medine'nin Necid cihetine düşen Medine'ye en yakın kısmı üç, en uzak kısmı sekiz mil olan Âliye nam mevkiinde yetişen hurmaların şifabahş olduğunu teyid eden başka rivayetler de kaydeder. Bazı rivayetlerde "şifa", bazılarında "tiryâk" (panzehir) olduğu ifade edilmiştir. Nesâî'nin bir rivayetinde: "Acve cennettendir, o zehre karşı şifâdır" denir.

3- Hadiste gelen "geceye kadar" tabiri acvenin tesirini gündüzle sınırlamaktadır. Yani şeran gündüz güneşin doğumundan batmasına kadar ki mühlettir. Güneşin batmasıyla gece başlar. Rivayetlerde gece hakkında bilgi verilmemiştir. Yani, gecenin başında hurma yiyen gece boyu zehir ve sihre karşı emniyette midir? tasrih gelmemiştir.

Hattâbî, acvedeki şifabahş hâsiyetin, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın duasıyla hâsıl olduğunu, aslında değişik bir hususiyet olmaması gerektiğini söyler. İbnu't-Tîn, bu hâssenin o zaman mevcut olan şimdi ise bilinmeyen hususi bir ağaca ait olma ihtimalinden bahseder.

Bazı âlimler, hurma sayısının yedi kılınması, Medine hurması ile sınırlandırılmış bulunması gibi tıbta izahı olmayan kayıtlara bakarak bu durumun Resulullah devriyle ilgili bir imtiyaz olup daha sonraki devirlerde müessir olmayacağı yorumuna gitmiştir. Hatta bu mesele üzerinde âlimler birbirlerinin ithamına müncer olan farklı değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Teferruata girmeden,

ـ3988 ـ4ـ وعن عائشة رَضِىَ اللَّهُ عَنْها قالت: ]قالَ رَسُولُ اللَّهِ #: إنَّ فِى عَجْوَةِ الْْعَالِيَةِ شِفَاءً، وَإنَّهَا تِرْيَاقٌ أوَّلَ الْبَكْرَةِ[. أخرجه مسلم

.4. (3988)- Hz. Âişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "(Medine'nin Necd cihetinde yer alan) Âliye acvesinde şifa vardır. O sabahın ilk vaktinde (yenirse) panzehirdir." [Müslim, Eşribe 156, (2048).]

Açıklama, önceki hadiste geçti.

1040. (3453) (7027)- Ebu Sa'îd ve Câbir radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Mantar kudret helvası (nevi)ndendir. Suyu göze şifadır. Acve hurması cennettendir ve cinnete karşı şifadır."

Hattâ Enes'den gelen bir rivayete göre, Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), doğumu yaklaşan Ümmü Süleym'e (Enes'in annesi) Enes'le haber salarak: "Çocuğun göbeğini kesince bana haber ver ve benden evvel ağzına hiçbir şey koyma" diyerek mesaj yollamıştır. Ümmü Süleym istenen şekilde hareket eder. Bebeği götüren Enes, Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'i bir bahçede bulur, o da çocuğu acve denen iyi cins hurmadan üç adediyle tahnîk eder. Kaynaklarımızda tahnik edilmek üzere getirilen çocukların zaman zaman Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in üzerine akıttıklarına dâir teferruâta da rastlanır.

766. (2446) (6753)- İbnu Abbâs radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a (bir ara) maddi darlık isabet etti. Bu duruma Ali muttali oldu. Hemen çıkıp, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın ihtiyacını görecek bir gelir temini için iş aradı. Derken bir yahudiye ait bir bahçeye uğradı. Adama her kovası yüz kuru hurmaya onyedi kova su çıkarıverdi. Yahudi de hurmasından onun için onyedi tane acve (denilen iyi hurma) seçip verdi. Ali radıyallahu anh bunları Resûlullah'a getirdi."

[Ben (e-mir) derim ki: Acve hurmasının panzehir olup olmadığı bugün bilimsel olarak araştırılmalıdır. Eğer bu hurmanın panzehir özelliği olmadığı isbatlansa bile bu durum bu konudaki hadislerin reddine delil teşkil etmez. Zira Allah Teala Acve hurmasını Rasulullah'ın zamanı için ona hass bir mucize olarak bereketlendirmiş olabilir. Buna bir örnek olarak şu ayeti verebiliriz:
2-Bakara-249-Talut askerlerle beraber (cihad için) ayrılınca: Biliniz ki Allah sizi bir ırmakla imtihan edecek. Kim ondan içerse benden değildir. Eliyle bir avuç içen müstesna kim ondan içmezse bendendir, dedi. İçlerinden pek azı müstesna hepsi ırmaktan içtiler. Talut ve iman edenler beraberce ırmağı geçince: Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak hiç gücümüz yoktur, dediler. Allah'ın huzuruna varacaklarına inananlar: Nice az sayıda bir birlik Allah'ın izniyle çok sayıdaki birliği yenmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir, dediler.

Burada görüldüğü üzere ırmak o gün için bir imtihan vesilesi olmuştur. Üstelik ırmaktan izin verilen miktardan fazla içenlerde de bir halsizlik ya da cesaretsizlik veya her ikisi birden hasıl olmuş. Eğer o ırmağın imtihan olması durumu ya da halsizlik ve korkaklık verici etkisi halen devam ediyor olsa idi Rasulullah bunu bize haber verirdi.

Ayrıca ilme ve realiteye aykırı diyerek bazı hadisleri inkar edersek, aynı gerekçelerle bazı ayetleri reddedenlere nasıl karşı çıkabiliriz?

7-Araf-163- Onlara, deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Hani onlar cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. Çünkü cumartesi tatili yaptıkları gün, balıklar meydana çıkarak akın akın onlara gelirdi, cumartesi tatili yapmadıkları gün de gelmezlerdi. İşte böylece biz, yoldan çıkmalarından dolayı onları imtihan ediyorduk.

Denizin balık dolu olduğu tek gün olan cemartesi günü avlanmanın yasak olması hangi akli gerekçe ile açıklanabilir? Balıkların kaynadığı cumartesi günü bol bol balık avlansa da geri kalan günler insanlar çalışmak zorunda kalmasa ve bol bol ilim irfan ve ibadetle meşgul olsa daha akıllıca olmaz mıydı? şeklindeki bir soruya ne cevap verecekler realistler?

26- Şuara-155,156. Salih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi.Ya bir suyu bir gün boyunca bir deveye tahsis etmek ve o şehirdeki hiçbir insanın, su içme sırasının devede olduğu gün su içememesi ne kadar akıllıcadır? sorusuna ne cavap verecekler hadis inkarcıları?

Görüldüğü gibi bazı hadisleri akla ve realiteye aykırı diye redetmek bazı ayetlerin de reddedilmesi gibi çok tehlikeli bir kapı açmaktadır. Bundan Allah'a sığınırız.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Buhari'de Tenkid Edilen Hadisler

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun... :: DİNİ KONULAR :: Hadis :: Hadis Müdafaası -