Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun...

İSLAMİ BİLGİ PAYLAŞIM SİTESİ
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Neden Ehli Tevhide Düşmanlar?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
e-mir
Admin
Admin
avatar
Yaş :
Kayıt tarihi : 02/02/09
Mesaj Sayısı : 1596
Nerden :
http://www.rahmet.yetkin-forum.com
MesajKonu: Neden Ehli Tevhide Düşmanlar? Salı 28 Tem. 2009, 19:55

MÜRİDİN EDEBİ

Mürid Şeyh edebini bilmeli, onun huzurunda edepsizlikte bulunmamalı. Şeyhinden korkmalı zahirde de batında da, şeyhi için aynı şeyleri düşünmelidir. Bunlar onun nasib almasına sebep olurlar. Şeyhler için zahir ve batın aynıdır.

Müride gerekli olan edeb kaidelerinden birisi de, şeyhin huzurunda bulunan kıdemli dervişlere de şeyhine gösterdiği hürmeti göstermelidir. (Bu husus itikatı tam ve şeyhine teslim tevekkülü tam maneviyatta takvaya önem verip takvadan ayrılmayan aldığı virdine ara vermeden devam eden ve Zikrullaha doymayan derviş için geçerlidir)

Dervişin tasavvuf (tarikat)da manen yol alabilmesi için ilk şart, şeyh edindiği Mürşid-i Kamil’e tam olarak bağlanması gerekmektedir. Mürid kendi kendine şöyle demelidir: “Beni Allah(C.C.)-ü Teala (CC) Hz.leri’ne bu şeyhten başka kimse ulaştıramaz. Bundan başka bütün kainat halkı şeyh olsalar, yine de beni Allah(C.C.) (CC) Hz.leri’ne ulaştıracak olan odur.” İşte iradet böyle olursa şeytan o müride yaklaşamaz. Çünkü şeytan , şeyhin kılığına bürünemez. Böylesine sağlam ve temiz bir itikatla şeyhe (Mürşid-i Kamil) bağlananlar, şeytanın tasarrufuna düşmekten kurtulurlar.

Gerçek itikatlı, dinine, maneviyatına ve şeyhine tam manasıyla bağlı olan mürid batıda, şeyh de doğuda olsa, şeyh yetişir onu şeytanın tasallutuna düşmekten kurtarır.

Onun ruhu her yerde müridi ile birlikte olur. Mürid ne zaman gönlünü şeyhine yöneltse, onunla birlikte olur ve şeyhinin feyzinden faydalanır. Şeyhine bu şekilde inanıp bağlanmayan kişinin bütün işleri şeytanidir. Çünkü tam bir bağlantısı yoktur.

Mürid şeyhinin elini öpüp tarikat telkin aldığı zaman, öptüğü bu eli Resulullah (SAV) Efendimiz’in elini öpüyormuş gibi öpmelidir. Çünkü gerçekte şeyhin eli Resul-i Ekrem (SAV) Efendimizin eli gibidir. Müridin kendisini şeyhine teslim etmesi, Allah(C.C.) (CC) Hz.leri’ne ve Resulüne (SAV) teslim etmesi demektir. Çünkü şeyh de kendisini Allah(C.C.) (CC) Hz.leri’ne ve Resulüne (SAV) teslim etmiştir. Velhasıl mürid şeyhine cenazenin kendini yıkayana teslim ettiği gibi mürid de kendini manevi hastalıklardan koruyup kurtaracak olan şeyhine bu şekilde teslim olması lazımdır. Bundan sonra müride lazım olan bu ahde ve sözleşmeye kuvvetle sarılmak ve sabit kadem olmaktır.

Bu ahdi bozmamaya son derece dikkat ve ihtimam göstermelidir. Zira en küçük gevşeklik ve vurdumduymazlık ahdin bozulmasına sebep olur. Buna bütün Ehlullah: “İtikatten düştü, takvadan düştü ve parçası bulunmadı” buyurmuşlardır.

Sen de ey kardeşim! Kamil şeyhe kendini teslim ettikten sonra, Şeyh seni nasıl terbiye ederse etsin, sen şeyhine kendini Hz. İsmail’in (AS) babası Hz. İbrahim Halilullah’a (AS) teslim olduğu gibi teslim et. Şayet teslimiyet ve sabrın az olur da şeyhine karşı gelirsen, şeyhinden nasibini alamazsın.

İrade, edeb, müridlik merdivendir. Ne zaman ki edebsizlik edilir, irade ile birlikte mürid merdivenden aşağı düşer.

Aziz kardeşim! Sen şeyhinin karşısında edeble oturup ona bakmalısın, az söylemelisin. Şeyhine pek çok hürmet edip ellerini öpmelisin. “Ben şeyhten daha yaşlıyım, ellerini nasıl öperim?” dememelisin. Şeyhin huzurunda edebsizlik ve küstahlık yapıp onun gönlünü katiyyen kırmamalısın

Şeyhlerden biri Mekke-i Mükerreme’ye gidecek oldu. Arkadaşlarından birine haber göndererek dedi ki: “Müridlerinden birini bize versin de o mürid bizimle beraber hizmet ederek Mekke-i Mükerreme’ye gelsin.” Şeyh olan arkadaşı bir dervişini beraber Mekke’ye gitmesini tenbih ederek şeyhe gönderdi. Yolda giderlerken dervişe şeyh adını sordu. Derviş de: “Bana filan oğlu filan derler.” dedi. Mekke-i Mükerreme’ye varıp gelinceye kadar bundan maada bir söz söylemedi. Mekke’den geri dönünce, derviş şeyhine iade edildi. Birkaç gün sonra şeyh efendi, dervişini verdiği arkadaşı olan öteki şeyhe: “Acaba bizim dervişten memnunlar mı?” diye sordurdu. Hacdan gelen zat, dervişin şeyhine haber göndererek dedi ki: “Gönderdiğin derviş iyi bir derviş, lakin çok konuşur.” O zaman: “Ne konuştu? diye soruldu. “Ben ona adını sordum, o bana hem adını ve hem de babasının adını söyledi. O dervişin gevezeliğini gidersinler.” buyurdu. İşte bu kadar söz dahi edebe muhalif düşüyor. Bu edebden bu vesile ile müridler şeyhlerinin huzurunda ayrılmayıp çok konuşmamalıdırlar. Sorulduğunda ancak sorulana cevap vermelidirler.[1]


[1] Kaynak: Allah'a ve Resulune En Yakın Yol - Sıddık Naci Eren, Demir Kitabevi, İst-1985 Shf.360

bkz. http://www.gavsulazam.de/turk/dervis/murid-edeb.htm

Şimdi başlıkta sorduğum soruyu açıyorum: Ehli Tarik neden Kur'an ve Sünneti baz alan ve insanları bu iki kaynağa davet eden biz Ehli Tevhide düşmanlar anladınız mı?
El cevap: Çünkü biz kula kul olmayı reddettiğimiz gibi insanları da bu konuda uyarıyoruz. Bu ise müridleri kendi kulu haline getirmeye çalışan şeyhlerin işine gelmemektedir. Yukardaki yazıda müridlere hiç "Şeyhinizin Kur'an ve Sünnete aykırı emirlerine uymayın." dendiğini gördünüz mü? Sizce alıntı yapılan ve en az 360 sayfa olan kitabın herhangi bir sayfasında insanlara bu konuda bir tavsiyede bulunulmuş mudur? Biz ise yeri geldiğinde mezheb imamlarının ve hatta sahabelerin dahi, dolayısı ile kendimizin de, bazı görüşlerinin hatalı olabileceğini, sürekli olarak vurgulamakta ve insanları körü körüne taklidden sakındırmaktayız. İşte ehli tarikin bize düşman olmasının asıl sebebi budur. Yani bizim insanları kendimize kul edinmediğimiz gibi başka kulların özellikle de şeyhlerin kulu olmamalarını da sağlamaya çalışmamızdır. Tevfik ise Allah'tandır.

Ayrıca bakınız: http://rahmet.yetkin-forum.com/fkh-f20/ashab-gasil-in-elinde-meyyit-gibi-deildi-t102.htm?highlight=ashab
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Neden Ehli Tevhide Düşmanlar?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun... :: DİNİ KONULAR :: Tasavvuf -