Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun...

İSLAMİ BİLGİ PAYLAŞIM SİTESİ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Rahmet Forum Son Konular
Konu Yazan GöndermeTarihi
star
starPaz 28 Ekim 2012, 12:04
star
starÇarş. 14 Eyl. 2011, 21:58
star
starSalı 13 Eyl. 2011, 18:41
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:48
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:15
star
starSalı 06 Eyl. 2011, 19:02
star
starPtsi 05 Eyl. 2011, 22:51
star
starPaz 04 Eyl. 2011, 13:51
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 16:06
star
starCuma 02 Eyl. 2011, 15:45

Vatikan Kiminle Ve Ne Amaçla Diyalog Kuruyor?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
e-mir
Admin
Admin
avatar
Yaş :
Kayıt tarihi : 02/02/09
Mesaj Sayısı : 1596
Nerden :
http://www.rahmet.yetkin-forum.com
MesajKonu: Vatikan Kiminle Ve Ne Amaçla Diyalog Kuruyor? Paz 08 Şub. 2009, 20:05

Ebubekir Sifil'in linkini aşağıda vereceğim bir makalesinden alıntılar yapacağım.e-mir.
...................................
Vatikan'ın 1962-1965 yılları arasında düzenlediği "II. Vatikan Konsili"nin diğer konsillerden[1] farkı sadece katılımın en yoğun olduğu konsil olması değildi şüphesiz. Diğer Hristiyan mezhepleri ve özellikle de diğer dinlere karşı o zamana kadar görülmemiş bir açılımı öngörmesi, bu konsili diğerlerinden ayıran en önemli unsurdur.
.......................................
Bu konsil sürecinde alınan kararlar hemen her dereceden dokümanda ifade edilmiştir:
- Kilise hakkındaki dogmatik yasa (Lumen Gentium),
- Kilise hakkındaki pastoral yasa (Gaudium et Spes),
- Nostra Aetate [kısaca NA diye anılacaktır.e-mir.], Ad Gentes, Diginitatis Humanae gibi deklarasyon ve kararlar,
- Eclesiam Suam isimli genelge bunlardan başlıcalarıdır.
.........................
Yine de Kilise, gerçek yol, ilahî hakikat ve doğru hayat olan Mesih'i ilan etmeye mecburdur."[5]
.......................................................
Mezkûr deklarasyonda [NA.e-mir] Müslümanlar'la ilgili ifadeler şöyledir:
"Katolik Kilisesi Müslümanlar'a da büyük bir saygıyla bakar. Onlar tek, diri, mevcut, bağışlayıcı ve Kadir-i Mutlak, Cennet'in ve yeryüzünün yaratıcısı, insanlara seslenmiş olan Tanrı'ya taparlar. Onlar, inancıyla kendi inançları arasında kuvvetli bir bağ kurdukları İbrahim'in kendisini Tanrı'nın planına adadığı gibi Tanrı'nın gizli emirlerine çekinmeden boyun eğmeğe çalışırlar. Her ne kadar Tanrı olarak kabul etmeseler de İsa'yı bir peygamber olarak yüceltir, O'nun bakire annesine hürmet eder ve hatta zaman zaman onu samimiyetle anarlar. Dahası Müslümanlar, hüküm gününü ve ölümden sonra tekrar dirilişi takiben Tanrı'nın vereceği karşılığı beklerler. Bu sebeple onlar, dürüst yaşamaya oldukça önem verir ve Tanrı'ya özellikle dua, sadaka ve oruç vasıtasıyla ibadet ederler."[12]
.........................
Papa VI. Paul, bu süreçte yayımladığı "Eclesiam Suam" adlı genelgesinde şöyle demiştir:
"Biz her ne kadar Hristiyan olmayan dinlerin manevî ve ahlakî değerlerini tanıyor, onlara saygı gösteriyor, kendileriyle diyaloğa hazırlanıyor ve din hürriyetini savunmak, insanlık kardeşliğini tesis etmek, kültür, sosyal refah ve sivil iradeyi oluşturmak gibi hususlarda diyaloğa girmek istiyorsak da, dürüstlük bizi, gerçek kanaatimizi açıkça ilan etmeye mecbur etmektedir: Yegâne gerçek din vardır, o da Hristiyanlık'tır."[13]
Bütün bu ifadelerde dikkatli bir göz için kaçırılması mümkün olmayan bir incelik bulunmaktadır: Metinler diyalog bağlamında "İslam"dan değil, "Müslümanlar"dan bahsetmektedir. Bu, son derece önemli bir inceliktir. Zira Thomist çizgideki Hristiyan teologlardan Gadret ve Anawati gibi isimler, bir "din" olarak İslam'la diyaloğun mümkün olmadığını, bu faaliyetin ancak "Müslümanlar"la gerçekleştirilebileceğini söyler.[14] :Bu düşüncenin, Konsil metinlerinde benimsendiği, hatta hayli etkili olduğu görülmektedir.
Bu ifadeler, dinlerarası diyalog faaliyetleri ile misyonerliğin niçin birbirinden ayrı telakki edilemeyeceği sorusunun da cevabını oluşturmaktadır.
................................
[1] Hristiyan dünyada 325 yılındaki I. İznik Konsili'nden itibaren 1962'ye kadar 21 büyük konsil toplanmıştır. Bu konsillerde, Hristiyanlığın iç meseleleri, İsa Mesih'in tabiatı, ikonların kutsal değeri, Kilise-Devlet münasebetleri, Papa'nın seçilme usulü, yanılmazlığı, piskoposlarla ilgili çeşitli meseleler ve Protestanlığın zuhuru, Aydınlanma'nın zorladığı açılımlar gibi içe, Haçlı seferleri, Moğol istilası, Kudüs'ün Müslümanlar tarafından ele geçirilmesi, Grek saldırıları, Osmanlı fütuhatı... gibi dışa dönük meseleler görüşülmüştür. Bkz. Mehmet Aydın, Hristiyan Genel Konsilleri ve II. Vatikan Konsili, 15 vd.
[5] NA, 2.
[12] NA, 3.
[13] Ali İsra Güngör, Vatikan Misyon ve Diyalog,209.
[14] Suat Yıldırım, Mevcut Kaynaklara Göre Hristiyanlık, 369-70.


Evet alıntı burada bitti. Şimdi başlıktaki sorumuzu tekrarlayabiliriz. vatikan kiminle ve ne amaçla diyalog kuruyor?
Öyle ya Hristiyanlıktan başka dinleri din olarak kabul etmiyor ve bu yüzden İslâm'la değil de Müslümanlar'la diyalog kuruyorlarsa Müslümanlardan İslâm'ı öğrenmeye çalışmıyorlardır herhalde.Ve makalenin geri kalan kısımlarını da okuduğunuzda anlayacağınız gibi kurtuluşun da sadece Hristiyanlıkla mümkün olduğuna inanıyorlarsa ve NA sayfa 2'de de belirtildiği gibi Mesih'i tebliğ etmeye mecburlarsa tüm o diyalog süreci boyunca Müslümanlar'ı nasıl Hristiyan yaparızdan başka bir şey konuşulmadığına emin olabilirsiniz.
Hatta bu sürecin kendisi bile sırf bu Mesih'in tebliğinin onların boynuna bir borç olmasından dolayı onlar tarafından başlatılmış olabilir.


yazının tamamı için bkz: http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&tur=dergi&no=84
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Vatikan Kiminle Ve Ne Amaçla Diyalog Kuruyor?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Allah'ın Selamı, Rahmeti ve Bereketi Hidayete Tabi Olan Kullarının Üzerine Olsun... :: DİNİ KONULAR :: Dinler Arası Diyalog -